Siyaset, topluma hizmet etme yöntemlerinin başında gelen bir araç olarak tanımlanabilir. Siyasetle uğraşmanın en uygun platformu da siyasi partilerdir. Dünya görüşünüze uyan herhangi bir siyasi partinin içinde yer alarak milletin ve memleketin meselelerinin çözümü için mesai harcayabilirsiniz. Başarılı görülürseniz ait olduğunuz siyasi parti; sizi ilçe başkanı, il başkanı, milletvekili, belediye başkanı gibi makamlara aday gösterir. Yapılacak seçimlerde millet de uygun görürse siyaseti etkili şekilde yapabileceğiniz makamlarda yer alırsınız. Ancak dünyada sahip olunacak bütün makamlar gelip geçicidir. Oraları kaybettiğinizde şaşırmamanız gerekir. Siyasi şartların insanın başına çok şeyler getireceğini unutmamak gerekir. Bilhassa bizim gibi Ortadoğu geleneklerinin hüküm sürdüğü toplumlarda bugün baş tacı olanlar yarın ayaklar altına alınabilir. Bir de aktif siyaset yaparken ilkeleri olmalı insanın. Birilerinin yalakalığını yapmak için eğilip bükülmek de doğru değildir. Toplumsal hafıza unutkan değildir. Böyle siyasi figürlerin üstünü hemen çizer. Ondan sonra ağzınızla kuş tutsanız da iş işten geçmiştir.
1950'lili yıllardan beri hafızalardan silinmeyen ve uzun yıllar ülke siyasetinin baş rollerinde yer almış çok büyük isimler vardır. Menderes, Demirel, Özal, Ecevit, Erbakan, Türkeş gibi. Bu isimler, sevenleri kadar sevmeyenleri tarafından da takdirle anılan siyasetçilerdir. Bu dünyadan göç edip gitmelerine rağmen memlekete yaptıkları, hafızalarda daima yaşamaktadır. Bundan sonra da yaşayacaktır. Bahsettiğimiz bu siyasetçileri ölümsüz yapan da ilkeleridir. Şartlar ne olursa olsun doğru bildiklerinden şaşmamışlardır. Siyaset yasağı, sürgün, hapis, tehdit gibi olumsuzluklar onları yıldıramamıştır. Siyasete yeni girenlerin veya siyasetin içinde yer alanların bu ölümsüz isimlerden öğrenecekleri çok şey var.
Ağustos ayının ikinci yarısına damga vuran hadiselerden biri yine bir siyasetçiye ait. Ankara'da yirmi yıldan fazla Belediye Başkanlığı yapan ve son yılların en popüler siyasetçilerinden olan bu isim, 2019 yerel seçimlerinden önce mevcut siyasi iradenin talebi üzerine görevi bırakmıştı. Ancak görevi bırakmasına rağmen gündemden hiç düşmedi. Önce Ankara'yı belli bir gruba “parsel parsel sattı” iddiasıyla anıldı. Sonra trilyonlar harcanarak yapılan ve sonra da hurdalık haline gelen Anka-Park icraatıyla adından çok söz ettirdi. Yetmedi, Belediye Başkanı iken kendisine, Belediye bütçesinden aldırdığı zırhlı, lüks arabayı ayrıldığı Kurum'a teslim etmediği için haberlere konu oldu. Bu önemli siyasi figürün son icraatı da bir öncekiler kadar dikkat çekti. Bu kez de sosyal medya hesabından Beşiktaş'ın eski golcüsü Aboubakar'a yapılmış bir fotomontajı “şehit hikâyesi” olarak paylaştı. Sosyal medya hesabından Beşiktaş'ın eski futbolcusu Vincent Aboubakar'ın fotoşoplu fotoğrafını şahsın “Abu Bakeroğlu” olduğunu ifade ederek paylaşan Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı, “Somali'den gelip Türk vatandaşı olan, senin ülken ve senin inancın için savaşan Abu Bakeroğlu, PKK'lıların yaptığı karakol baskınında şehit oldu. Mekanın cennet olsun. Yabancı düşmanlığı yapan hainlere ibret olsun” notunu düştü. Bunun fotoşop olduğunu öğrendikten sonra paylaşımını silen renkli siyasetçi, yaptığı yanlış karşısında danışmanını suçladı. Yeni bir paylaşım yapan eski Başkan, “Özür dilerim. Danışmanımın yaptığı hatadan hemen haberim oldu ve sildim. Bu açıklamayı yaptım.” dedi. Demek ki, metal yorgunluğu bütün bedeni ve ruhu sarmış.
Siyasi yalakalık noktasında haftanın unutulmayan hadiselerinden birini de özel bir televizyon kanalının haber spikeri yarattı. Canlı yayında Tarım Kredi marketlerindeki fiyatları değerlendiren Haber Spikeri, yaptığı indirim hesaplamasıyla gündem oldu. 1 liralık indirimi hesap makine ile hesaplayan Yıldız, söz konusu rakamı büyük bir rakam olarak sundu ve tarihe geçti. Haber spikerinin beyin yakan hesabı, izleyen herkesi şok etti! Çünkü bu parlak zekalı spiker, diğer marketlerde 34,50 kuruşa satılan Ayçiçek yağının, Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde 33,50 kuruşa satıldığını söyledi. Sunucu, aradaki 1 liralık indirimi hesaplamak için ise hesap makinesi kullandı. Siyasete bulaşmak böyle bir sanat; insanı vezir de yapar, rezil de… BAHRİ KORKMAZ