reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

KAR YAĞDI BÖYLE OLDU…

KAR YAĞDI BÖYLE OLDU…
321 views
05 Şubat 2022 - 10:18

                Yaz aylarında yurdun her köşesinde ortaya çıkan orman yangınları ile içimiz yanmıştı. Zira Ege’nin ve Akdeniz’in en gözde köşeleri yangınlar sebebiyle yeşil rengini kaybedip siyaha bürünmüştü. İnsan olan herkesi çok üzen bu yangınlar devam ederken çare aramak yerine yangın söndürme uçaklarının durumu tartışılmıştı. Orman yangınlarında Türk Hava Kurumu’nun sahibi olduğu veya kiraladığı uçakları görmeye alışık olan halkımız, ülkenin cennet köşelerinde kızılca kıyamet koparken yeterli sayıda yangın söndürme uçağı göremeyince durumu sorguladılar. Ancak tatmin edici cevaplar alamadılar. Kimi uçaklar bozuk dedi, kimi kiralamada sıkıntı yaşandı dedi. Bu tartışmaların gölgesinde olan ormanlara oldu. Binlerce dönüm çamlık, meşelik hatta zeytinlik alan yandı. Bazı köylerde evler ve hayvan barınakları da kül oldu. Yana yana sönen ve de söndürülen orman yangınları, önümüzdeki yaz mevsimine kadar unutuldu. Yazın en sıcak günlerinde tekrar bir orman yangını başlarsa aynı tartışmalar kaldığı yerden başlayacaktır. Çünkü bizde icraattan ziyade laf daha önemli…

Orman yangınlarının ziraata, turizme ve doğal hayata verdiği zararlar gündemdeyken Ağustos ayı başladı. “Ağustos’un yarısı yaz, yarısı güz” denir. Nitekim takvimler 11 Ağustos 2021 tarihini gösterirken Batı Karadeniz Bölgesi’nde güz mevsimini hatırlatacak yağışlar başladı. Bardaktan dökülürcesine yağan yağmurlar neticesinde Bartın’da, Kastamonu’da ve Sinop’ta sel baskınları meydana geldi. Dereler, çaylar taştı. Azgın sular önüne kattığı canlı, cansız her varlığı sürükledi. Orman depolarında bulunan kütükler selin etkisiyle bulundukları yerden hareket ederek şehirlerin caddelerine kadar geldiler. Köprüler yıkıldı, yollar kapandı. Dere yataklarındaki evler yerle yeksan oldu. Yüzlerce araç azgın sularla sürüklendi. Sel felaketinin getirdiği zararın boyutu çok büyüktü. Maddi zararın dışında can kayıpları Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) 21 Ağustos 2021’de yaptığı açıklamada belli oldu. AFAD; Kastamonu’da 71, Sinop’ta 10 ve Bartın’da ise 1 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Maddi zararın çok büyük olduğu ve de can kayıplarının yaşandığı sel felaketi sırasında bu kez de yerel yönetimler ile ülkeyi idare eden iktidar sahipleri arasında tartışmalar yaşandı. İktidarı elinde bulunduranlar, bölgedeki yerel idarecileri suçlarken, yerel yöneticiler de sel sırasında yeterli desteği alamamaktan dert yandılar. Bu arada olan, sel felaketinden zarar gören vatandaşlarımıza oldu. Özellikle Kastamonu’nun İlçelerini perişan eden sel felaketi bir kez daha gösterdi ki, tabiat kendisinden alınanları unutmaz ve aradan yıllar geçse de insanoğluna geçici olarak verdiklerini geri alır.

Yaz sıcaklarının ardından başlayan sonbahar günlerinde kamuoyu; su seviyesi düşen barajları, kuruyan gölleri, azalan yer altı sularını, tarımsal sulama yöntemlerini, kuraklığı tartışırken sonbahar günlerini geride bıraktık. Bu esnada dünyayı silkeleyen virüs salgını da bütün hızıyla devam etti. 2022 yılının Ocak ayını bu atmosfer içinde tamamlarken meteoroloji kuruluşları hava tahminlerini yayınlayıp Türkiye’ye kuvvetli bir soğuk dalgasının geleceğini duyurdular. Valilikler yerel yönetimleri, yerel yönetimler halkı durumdan haberdar etti. Bu uyarılardan bir hafta sonra Marmara’da ve Karadeniz’de kar yağışı başladı. Beyaz örtü, bir iki gün içinde yurdun tamamını kapattı. Hatta yıllar sonra Akdeniz Bölgesi’nin sahile yakın ilçelerine bile kar yağdığı açıklandı. Bizim ülkemizde yurdun dört köşesinde kıyamet kopsa  pek önemsenmez. Önemli olan İstanbul’un durumudur. Hatta bu kritik bakış açısını “İstanbul’a kar yağmadan Türkiye’ye kış gelmez” sözü ortaya koyar. Ocak ayının üçüncü haftasındaki kar yağışı İstanbul’u gerçek anlamıyla felç etti diyebiliriz. İki gün devam eden şiddetli kar yağışı sırasında kara, deniz ve hava ulaşımı tamamen durdu. İşlerinden çıkan insanlar evlerine ulaşamadı. Kar fırtınasından önünü göremeyen sürücüler araçlarını yollarda bırakıp sığınacak yer aradılar. Camiler, yurtlar, alış veriş merkezleri kar mağdurlarıyla doldu. Havalimanından çıkamayan yolcular kendilerine dağıtılan kartonlar üzerinde yatarak sabahladılar. Caddeler, buz pistine döndü. Çatılar çöktü. Maddi hasarlı binlerce kaza meydana geldi. Bu zor durumda da siyaset her zaman yaptığını yaptı. Ülkeyi idare edenlerle İstanbul’un yerel yöneticileri birbirine düştü. Her felakette olduğu gibi “senden oldu, benden oldu” kavgasını bir kez daha yaşadık. Bu durumu dine bağlayıp “Hz. Adem ve Havva annemize yapılan hakareti savunanı Allah karla çarpar” hükmünü verenler dahi çıktı. Siyaset kurumlu suçlu aramaktan vazgeçemediğimiz için olan hep vatandaşa oluyor…Kar yağınca da aynen böyle oldu…  BAHRİ KORKMAZ

Ezine Sonsöz Gazetesi. Her Hakkı Saklıdır. ® 2021 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.