reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

DELİNİN ZORUNA BAK…

DELİNİN ZORUNA BAK…
62 views
13 Ekim 2021 - 7:42

Doğru da yanlış da, hata da sevap da insana mahsus özelliklerdendir… Önemli olan yaptığı hatanın farkına varmak ve bir daha yanlışlar içinde kaybolup gitmemektir. İnsan, kendisine göre sınırlarını çizdiği dünyada tek başına yaşayan bir varlık değildir. En azından mahalle çevresi ve iş çevresi vardır. Bunları yok sayarak yaşamak zordur. Ya da toplumun genel kabulünü görmüş hususlarla ters düşmek sıkıntı yaratır. Ama bazı insanlar, her olumsuzluğu göze almış olacaklar ki, akıllarına geleni söyleyip zora düşüyorlar. Zordan çıkmak için de her zaman yapıldığı gibi “Sözlerim yanlış anlaşıldı, basın cümlelerimi çarpıttı, ben aslında öyle demek istemedim” gibi “yanlışı düzeltme” yöntemlerini denemektedirler. Bazıları da bir süreliğine ortadan kaybolmaktadır. Fakat genel kabul gören hususlarda hata yapanların bir yerlerden cesaret aldıkları ve de desteklendikleri kesin… Böyle durumlarda yıllardır yaşadığımız gerçekler bize bunu gösteriyor.

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayanların kahir ekseriyeti tarafından Cumhuriyetimizin Kurucusu olarak kabul gören ve çok sevilen Liderimizdir. O’na ve fikirlerine sataşma olduğunda çok sert tepki gösterileceği gün gibi aşikardır. Zaten Kurucusuna sataşma, bizde görülen bir husustur. Böyle bir yanlış dünyanın diğer ülkelerinde yapılamaz. Bu gerçek biline biline, her Milli Bayram’dan önce ve de Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım gününden evvel çıkıp Devletin Kurucusu hakkında uygunsuz laflar etmek, gelenek haline geldi. Zira  Büyük Önder’e karşı terbiyesizlik yapanların yaptıkları daima yanlarına kalmaktadır. Hatta Cumhuriyete ve Kurucularına karşı kin besleyen bazı kişiler, bu yapılanlardan memnun olmaktadırlar. İşte bu zihniyetin temsilcilerinden biri maalesef Gelibolu topraklarından çıktı. Oysa Gelibolu Yarımadası, Türk tarihi için çok önemli bir bölgedir. O nedenle de Gelibolu topraklarında yaşayanların bu tarih bilincine uygun yaşayıp uygun tavırlar sergilemelidirler. Mustafa Kemal’in “Anafartalar Kahramanı” sıfatını aldığı yer bu topraklardadır. Gelibolu topraklarında her bahar açan gelincikler, kırmızı renklerini bu topraklarda yatan Şehitlerin kanlarından almaktadırlar. Mazimizdeki bu tarihi tablo ortadayken Gelibolu’da görev yapan bir din görevlisi; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Mustafa Kemal’in İtleri..” ifadesini kullanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ü seven vatandaşlara “İt” diyerek hakaret eden bu din görevlisi hakkında çok büyük tepki gelince soruşturma açıldı. İslam Dininin güzelliklerini yaymak ve dini sevdirmek adına görev yapan bir kişinin böyle bir ifadede bulunması bulunduğu göreve hiç yakışmamıştır. Din Görevlisi olan kişi “kinci” olamaz. Toplumu ayrıştırmaz. Yaparsa ona ancak “Delinin zoruna bak” denir. Memlekette bunca mesele varken bir din adamının böyle bir çirkinliğin içinde bulunması asla kabul edilemez. Kendisinin Atatürk’ü, Atatürk’ün ideallerini ve siyasi fikirlerinin takipçilerini kast ederek yaptığı bu hakaret bütünüyle Cumhuriyetimize ve onunla gelen güzelliklere yapılmış bir saldırıdır. Bu hakaretin unutulmaması gerekir.

Gelibolu’daki Din Görevlisinin “Mustafa Kemal’in İtleri…” dediği günlerde bir değerlendirmede Türkiye’de yıllarca aktif siyasetin içinde yer almış yaşlı bir politikacıdan geldi. Kendisi bugünlerde siyasi partilerin yürüttüğü Yeni Anayasa çalışmaları ve Laiklik ilkesi ile ilgili olarak basına yansıdığı kadarıyla şu değerlendirmeyi yaptı. “Dindar Anayasa yapalım. Değişmez maddeleri Anayasaya koymayalım. Bu maddeler milletin isteği halinde değişmeli. Parlamenter sistem demokrasiyle bağdaşmaz.” Tepkiler artınca da kendisi; Yeni Anayasa çalışmaları ve laiklik ile ilgili sözlerinin çarpıtıldığını belirterek “İlk 4 maddeye dokunmak mümkün mü? Vatanını seven insanın, milliyetçi olan insanın Devletine, Bayrağına karşı ve Cumhuriyete karşı tavır alması mümkün değil. Hukuktan nasibini almamışların hezeyanları ile karşılaşmak beni üzüyor.” ifadelerini kullandı. Yaşı kemale ermiş bir insanın hala insanların “bam teline” basarak siyaset yapmaya çalışmaları oldukça düşündürücü. Bu tür değerlendirmeler, toplumda var olan gerilimi arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Siyasetin deneyimli isimlerine düşen görev Cumhuriyetle kazanılan değerlere sahip çıkmak ve yatıştırıcı olmaktır. BAHRİ KORKMAZ

Ezine Sonsöz Gazetesi. Her Hakkı Saklıdır. ® 2021 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.