reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

“ABİ BİLİR”…

“ABİ BİLİR”…
190 views
08 Nisan 2021 - 13:50

                Devlet kurumlarında çalışmanın belli bir edebi ve düzeni vardır. Yasalara, yönetmeliklere ve temayüllere uygun hareket etmek hem bu kurumların itibarını hem de oralarda görev yapan insanların itibarını arttırır. “Ben itibarda, haysiyet de düşünmem. Kafama göre gelir giderim. Aklıma estiği gibi davranır, ağzıma geleni de söylerim” anlayışında olanların yeri, devlet kurumları değildir. Yeryüzünde karın doyurulacak çok sayıda iş var. Onlardan birine tutunup ömrünüzü tamamlayabilirsiniz.

Son yıllarda devlet kademelerinde görev yapan öyle insanlar türedi ki, her gün birinin ortaya çıkıp konuşması ya da yaptığı bir densizlik, olay haline geliyor. Hatta görevden ayrılırken bile söyledikleri unutulmuyor. Son olarak Merkez Bankası Başkanı olarak dört buçuk ay görev yapan bürokratın bahsi geçen kurumdan ayrılırken yazdıkları çok düşündürücü. Bakın ne demişti: “Sayın Cumhurbaşkanımıza Merkez Bankası Başkanlığı dahil bugüne kadar uygun görerek atadığı tüm görevlerden dolayı teşekkür ederim. Bugün itibariyle görevden alınmam nedeniyle de şükranlarımı arz ediyorum.” Kendisi yaptıklarıyla değil de bu son sözleriyle siyasi tarihe geçti. Biz daha önce de Belediye Başkanlığı görevinden ayrılan bazı isimlerin veda ederken söylediklerini de henüz unutmadık. Yakın geçmişte covid-19 virüsüne yakalanıp hayatını kaybeden İstanbul’un eski Belediye Başkanı merhum Kadir Topbaş; yıllarca Başkanlık yaptığı makamdan üst aklın talebiyle istifa ederken “İnsan her şeyi affeder ama adam yerine konulmamayı affetmez” demişti. Yine üst aklın iradesiyle Balıkesir Belediye Başkanlığını bırakmak zorunda kalan Ahmet Edip Uğur  da düzenlediği basın toplantısında gözyaşlarını tutamamıştı. O da  istifa talebine; “Liyakatin yerini sadakat alırsa işte memleket bu duruma gelir. İşler onun için dengesinde gitmiyor.” Cümleleriyle karşılık vermişti. Kamuoyunu şaşırtan bir başka görevden ayrılma hadisesi de Ankara’da yaşanmıştı. Üst makamların istifasını istemesinin ardından 23 yıllık görevinden ayrılan Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, görevden alınma süreciyle ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı: “Görevden alındığıma kırıldım.” Önemli şehirlerin eski Başkanlarının tepkilerini hatırlatmaya çalıştık. Dikkat edersek hiçbirinde “teşekkür ya da şükran” kelimeleri geçmiyor. Görevden alındığı için şükranlarını sunan bürokrat ilk defa ortaya çıktı ve unutulmazlar arasına girdi.

Bürokrat haberlerinin en çarpıcılarından biri daha yakın geçmişte yaşandı. Ankara’da bir ilkokulda müdür yardımcısı olarak görev yapan bir eğitim yöneticisi yapılan “müdürlük sınavında” kopya çekerken yakalandı. İç çamaşırına sakladığı telefonla sınava giren eğitim yöneticisi, soruların fotoğrafını çekip, kopya için kurduğu “Ahde Vefa” isimli WhatsApp grubuna gönderdi. Fakat telefonun sesini kapamayı unutunca yakayı ele verdi. Sınav gözetmeninin yakaladığı eğitimci, polis tarafından ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. Kopya çekmeyi hırsızlık, arsızlık ve onursuzluk olarak görmeyen bu şahsın eğitimde yönetici olarak bulunması son dönemin liyakat ve sadakat anlayışını ortaya koyuyor.

Bunların haricinde kamuoyunda yıldızı parlayan devlet görevlilerinin başında soyadı Boynukalın olan Ayasofya Camii’nin Profesör İmamı geliyor. Kendisinin soyadı Boynukalın ancak internet ortamında yazdıklarına bakılırsa ensesi de çok kalın. İfadelerine bakıldığında ensesini sağlam bir yere dayadığı belli. Türkiye’de gündem olan her konunun içine dalıp fikrini beyan ediyor. Tam olarak “Abi bilir” rolünü üstlenmiş durumda. Din, sosyoloji, maliye, para politikaları, siyaset, kadın-erkek ilişkileri gibi her konuda bilgisi var maşallah. Hatta para, döviz, faiz hususundaki açıklamasından sonra muhalefet partilerinden birinin Genel Başkanı, yeni atanan Merkez Bankası Başkanını şu sözlerle uyardı: “Görevinize Ayasofya İmamı da taliptir. Dikkatli olun…” Eskiden ordu komutanları, yüksek mahkeme başkanları, üniversite rektörleri zaman zaman ortaya çıkıp siyasi gidişata ayar vermek için fikirlerini açıklarlardı. Siyasetçiler de kendilerine şu cevabı verirlerdi. “Cüppenizi, üniformanızı çıkarıp siyasete girin.” Ayasofya İmamının çeşitli konularda beyan ettiği fikirlerinden bazıları şöyle:  8 Mart Dünya Kadınlar Günü; “Kadınlar erkeğe düşman edilmeye çalışılıyor.” Merkez Bankası’nın faiz kararı: “Güçlü ekonomilerde faiz yüzde 0-1 arasında. O sebeple faizcilerle mücadele etmek de İslam’ın emridir.” Laiklik; “1921 ve 24 anayasalarında Devletin dini İslam’dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün.” diyerek, Anayasa’dan laikliğin kaldırılması çağrısı yaptı. Kadın cinayetleri: “Medya propagandası…” Görüldüğü gibi her konuda fikri var. Cübbesini çıkarıp kendisini arzu ettiği yerlerde değerlendirmesi lazım… Bahri KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.