reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

RAKAMLAR NEYİ SÖYLER…?

RAKAMLAR NEYİ SÖYLER…?
198 views
24 Aralık 2020 - 8:42

Salgında neredeyse bir yılı geride bırakacağız. Dünyanın bütün ülkelerinde insanlar ve kurumlar, çağımızın vebası sayılan corona virüsle deyim yerindeyse göğüs göğüse çarpışıyor. Bu çarpışmanın ön safında da sağlık çalışanları bulunuyor. Diğer insanlar, kendilerini evlere kapatıp toplumdan izole olma imkanına sahipken sağlıkçılar, bu virüsü taşıyan insanlarla bire bir ilgileniyorlar. Bu bakımdan başta ülkemizdeki doktorlar ve sağlıkçılar olmak üzere yeryüzünün her noktasında kendilerini covid- 19’a siper eden beyaz önlüklülere sağlımızı ve hayatımızı borçluyuz. Aralık ayının sonuna geldiğimiz bugünlerde 2021 yılına hem kaygılı hem de umutlu giriyoruz. Kaygılıyız; çünkü Türkiye’de her gün açıklanan yeni corona virüs vak’aları ve vefat sayıları büyük bir çıkış içinde. Sağlık Bakanlığı’nın her gün yayınladığı turkuaz tablodaki bilgiler endişemizi daha da arttırıyor. Zira günlük ölüm sayıları 200 ile 240 arasında… Virüsün pençesine düşenlerin sayısı ise günlük 20 binin üstünde… Uygulanan bazı kısıtlamalara rağmen Aralık ayını gerçekten çok zor şartlarda geçirdik. Bir de olayın psikolojik boyutu var. Virüsün getirdiği olumsuz tabloyla ilgili rakamlar uzun süre toplumdan gizlendiğinden açıklanan yeni rakamlara da büyük çoğunluk şüphe ile bakmaya başladı. Rakamların önceleri düşük olması sonra aniden üç-beş kat yüksek olarak kamuoyu ile paylaşılması, doğal olarak tereddütler yarattı. Bu ikilem, gerçeklerin er-geç ortaya çıktığını da bir kez daha kanıtlamış oldu. Bundan sonra rakamlar neyi söylerse söylesin kafalardaki “Acaba doğru mu?” sorusu yok olmayacaktır…

Önümüzdeki süreçle ilgili olarak niçin kaygılı olduğumuzu ifade etmeye çalıştık. Aynı dönemin içinden umutlu olarak da geçeceğimizi belirtmekte fayda var. Zira corona virüse karşı etkili olacak aşı çalışmalarında da neticeler alınmaya başladı. Amerika, Çin ve Almanya ilk aşılarını üretip hem vatandaşlarını aşılamaya hem de diğer ülkelere satmaya başladılar. Basına yansıyan bilgilere göre Türkiye de vatandaşlarını aşıya kavuşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Devletimiz, ilk aşı bağlantılarının Çin’le yapıldığını duyurdu. Hatta içinde bulunduğumuz günlerde Çin’den alınan aşılar Türkiye sınırlarından içeriye girecek ve de aşı çalışmalarına başlanacak. Virüsle bire bir çarpışan sağlık çalışanları, aşı olacak kitlelerin önünde yer alıyor. Onlar sağlam, sağlıklı ve moralli olurlarsa virüsle savaşımızdan muzaffer olarak çıkarız. Çünkü Mart ayından bu yana virüse yenik düşen doktorlarımızın ve diğer sağlık çalışanlarımızın sayısı 260’ı geçti. Bu kayıplar, sağlık kesiminin motivasyonunu bozdu. Onlar haklı bir kaygı içine girdiler. Bu bakımdan sağlıkçıların aşı olmasına ve motivasyonlarının yükselmesine herkesin ihtiyacı var. Aşı temininde rakamlara gelirsek… Sağlık Bakanımızın bizzat verdiği bilgilere göre ilk etapta ülkemize 50 milyon doz aşı getirilecek. Her insana 2 doz aşı yapılacağı için ilk aşamada toplumun 25 milyonu aşılanmış olacak. Bu aşılar kullanılırken başka ülkelerden aşı alınacak. Bütün bunlar ülkemizin corona virüsle imtihanındaki sevindirici gelişmeler…

Hepimizi yakından ilgilendiren bir rakamlar dizi de TÜİK tarafından açıklandı. TÜİK’in geçtiğimiz günlerde toplumla paylaştığı rakamlara göre Türkiye’de işsizlik düşüyor. TÜİK’in Eylül dönemi rakamlarına göre işsizlik yüzde 12,7 oldu. Yani işsiz insan sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 550 bin kişi azalarak 4 milyon 16 bin kişi oldu. Pandemiden dolayı işyerleri kapanıp insanların işsiz kaldığı bir dönemde işsizliğin azalması hakikaten tam bir Türk mucizesidir. Sakın bu rakamlar da virüs salgınındaki hasta ve vak’a sayılarına dönmesin. Zira vatandaşın işsizlikle imtihanı, hiç de olumlu bir gidişi bize göstermiyor. Van İl Sağlık Müdürlüğü tarafından alınacağı duyurulan 50 kişilik geçici işe, tam 7 bin 200 kişi başvurdu. Müracaat çok olunca iş talebinde bulunanlar büyük bir salonda toplanarak 50 şanslıyı tespit için noter huzurunda kur’a çekilişi yapıldı. Yine İş-Kur şubelerinin önündeki işsiz insan kuyrukları hiç de küçümsenecek boyutta değil. Sosyal Yardımlaşma fonlarının yaptığı sosyal destek yardımlarında insanlar üç kuruş yardım alabilmek için birbirlerini eziyorlar. Son dönemde çok tartışılan “askıda ekmek ve mideye giren kuru ekmek” mevzuunda da durum iç açıcı değil. Fırınlarda askıya konulan ekmekler anında tükenirken insanlarımız hangi fırında ekmek ucuz ise onun önünde birikiyorlar. Rakamlar neyi söylerse söylesin mevcut hale göre ekonomik sıkıntı, küçük bir azınlık dışında neredeyse herkesi boğacak… BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.