YERLİ VE MİLLİ

Yazı Boyutu:

Son günlerin en yaygın sıfatlarından biri “yerli ve milli” lafı… Bizim çocukluğumuzda yerli denince aklımıza hemen Yerli Malı Haftası gelirdi. Bu hafta, ağırlıklı olarak okullarda kutlanır, devleti idare edenler de yayınladıkları mesajlarla güya yerli malı kullanmayı teşvik ederlerdi. Sınıfta kutlanan Yerli Malı Haftaları çok keyifli olurdu. Öğretmenler genellikle öğleden sonraki iki derse bu etkinliği sığdırdıklarından iki ders boyunca sınıfta sadece yeme-içme olurdu. Sıraların üzerinde neler bulunmazdı ki? Portakallar, kokulu elmalar, muşmulalar, patlamış mısırlar, kavrulmuş nohutlar… Durumu biraz iyi olan aileler kek, börek, çörek gibi yiyecekler de yapar çocuklarının çantalarına koyarlardı. Bozulmamış ve samimi Yerli Malı Haftaları bizim çocukluğumuzda böyle yaşanırdı. Sonra her şey gibi Yerli Malı Haftalarındaki gerçeklik ve samimiyet de ortadan kalktı. Toplum Çikita muzla, Vaşington portakalla, Napolyon kirazla, ananasla tanıştı. Çocuklar artık düzenlenen Yerli Malı Haftalarına bize ait yerli ürünleri değil, şekli güzel ithal ürünler getirmeye başladılar.
Yine eskiden “milli” denilince de aklımıza sadece futbol milli takımı ile milli mayoyu giyen güreşçiler gelirdi. Milli takımın, göğsünde ay-yıldızlı Bayrağımızın olduğu beyaz formaları vardı. O formayı taşımak bütün futbolcular için en büyük idealdi. Milli takımın maçlarının olduğu günlerde ve gecelerde toplumsal bir heyecan yaşanırdı. Milli maç televizyon kanalları tarafından yayınlanıyorsa o saatte neredeyse hayat dururdu. Hangi sonucu alırsak alalım milli takım ayrı bir değer taşırdı. Her önemli değerimiz gibi milli duygularımız da aşındırıldı. Günümüzde milli takımın maçları eski heyecanla takip edilmiyor. Milli formamız bile bozuldu. Milli takım oyuncularına siyah, kırmızı ve mavi ağırlıklı bir forma giydirdiler. Bayrağımız da küçük bir yuvarlak içinde rozet gibi sadece yakaya yakın kısımda kaldı.
Şüphesiz ki; bir kavramın, bir olgunun, bir olayın, bir kişinin yerli ve milli olması için ülkemize ve milletimize ait izler taşıması gerekir. Atatürk bütün özellikleriyle yerli ve milli olan eşsiz liderimizdir. Toplumun büyük kısmı Cumhuriyetimizi bize armağan eden bu büyük lidere yerli ve milli olduğu için saygı duymaktadır. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, yerli ve milli bir metindir. Atatürk, gençlere seslendiği bu metinde Türk toplumunun başına gelebilecek her türlü tehlikeye işaret ederek gençleri uyarmıştır. O metinde bahsettiği her şey ya gerçekleşmiştir ya da karşımıza çıkmaktadır. Mehmet Akif’in kaleme aldığı İstiklal Marşımız, yerli ve milli bir şiirdir. Zor günlerde bir araya gelmemiz, kötü günlerde birbirimize destek olmamız, düşenin dostu olmamız bizim ulus olarak taşıdığımız yerli ve milli özelliklerimizdir. Bu önemli özelliklerin aşındırılması ve yerine başka vasıfların taşınmaya çalışılması endişe verici bir durumdur. Hele hele olumsuzlukların ve kötülüklerin normal olaylarmış gibi sunulmaya çalışılması doğru değildir. Böyle gayretlerden hepimiz zarar görürüz. Böyle hadiselere karşı hem yöneticiler hem de toplum tepki göstermelidir.
Iğdır Üniversitesi’nde görev yapan Üniversite Sekreteri, kendisine ait evi kiraya verir. Sonra başka bir daireyi devlete lojman diye kiralatıp buraya yerleşir. Yine aynı Üniversitenin Strateji Başkanı kendi mülkü olan evi oğlunun üzerine geçirir. Daha sonra bu daireyi, lojman olarak kiralayıp kirasını devlete ödetir. Şeytanın bile aklına gelmeyecek bir yöntemle devleti soyma… Alın size bir yönetici daha…Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nin Müdürü olan şahıs düzenleyeceği sucuk partisine katılmak istemeyen velilere ve öğrencilere hakaret yağdırmış. Bu müdür daha önce de icraatlarını eleştiren velilere “Buranın Allah’ı benim” diye haykırmış. Bu adamlarla yerli ve milli hiç bir icraat yapılmaz. Önce devletten bu tipleri temizlemek lazım ki, geriye devletin ve milletin kıymetini bilenler kalsın. Bir de kendisini durup dururken yerli ve milli ilan edenler var. Bu grubun mensupları ve sempatizanları kendilerine halk özel harekatı adını vermişler. Dernekleri ve araçları var. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra böyle bir vazifeyi üstlendiklerini belirtiyorlar. Bunlar da durumdan vazife çıkaranlar. Oysa bu ülkenin yerli ve milli olan polis ve jandarma teşkilatı var.
Ülkemizdeki her ürünün, her yatırımın, her teknik malzemenin, her olayın yerli ve milli olması tabii ki, herkesin en büyük arzusudur. Ancak önce geçmişi de göz önünde tutarak o güce erişmek gerekir.

BAHRİ KORKMAZ

Yorum