SEÇİM BEREKETİ

Yazı Boyutu:

Türkiye’de hayat şartlarınızın değişmesini arzu ettiğinizde seçim dönemlerini bekleyeceksiniz. Zira halk için en “bereketli” dönemler seçimlerin yaklaştığı dönemlerdir. İktidar gücünü elinde tutan hangi parti olursa olsun seçimler yaklaştığında cömertleşir. Her konuda taviz vermeye başlar. Seçim ihtimali olmayan yıllarda bilhassa ekonomik alanda “bütçe disiplini” adı altında sıkı bir para politikası takip edilir. Devlet kurumlarında çalışanların ve emeklilerin maaşlarına az zam yapılır. Yatırımlar kısılır. Ödenekler sınırlandığı için kamu adına yapılacak tesislerdeki işler yavaşlar. Çiftçiye, köylüye, esnafa destek azalır. Petrol ürünleri, doğal gaz, elektrik gibi hayatı döndüren enerji kaynaklarının fiyatları arttırılır. Bu konuda halkın sesine kulak tıkanır. Halka giydirilen sıkı gömlek iyice sıkmaya başlayınca Meclis’te bir gün ortaya çıkacak “erken seçim için hodri meydan” diyecek siyasetçi beklenmeye başlanır. Son yıllarda, “erken seçim” müjdesini hep aynı isim verdiğinden Salı günleri yapılan Ankara’daki parti grup toplantıları halk tarafından hasretle beklenmeye başlar. “Erken seçime hazırız” müjdesi alınır alınmaz devletteki işleyiş bir anda değişir. Bir de mahalli seçimler öncesinde bu değişimi görürüz. İster iktidarda ister muhalefette olsun belediye başkanlıklarını kazanmak bütün partiler için önemlidir. Hele hele iktidarda olan partiler, uygulamak istedikleri politikaları yerelde hayata geçirmek için belediyeleri yönetmek isterler. Şu anda Türkiye’de bu “seçim havası” hakim.
Mahalli İdareler Seçimleri, Mart ayının sonunda yapılacak. Ancak şimdiden bayram ilan edilmiş gibi. Ağzını açan Bakan müjde veriyor. Devlet kesenin ağzını açtı. Seçim bereketi başladı. Bu havayı teneffüs eden herkes “her yıl seçim olsa” diye dilekte bulunuyor. Gerçi son dönemde, neredeyse her yıl seçim yaşamaya başladık ama her yeni seçim, bereketiyle geliyor. Seçim bereketi vesilesiyle açıklanan paketlerden çıkanlara bir bakalım. 2018 yılının yaz aylarında hayatımızdaki en önemli ihtiyaçlardan olan elektriğe ve doğal gaza can acıtan zamlar yapılmıştı. Fakat yaz aylarının getirdiği rehavetle bu zamlar için yapılan itirazlar yerini bulmadı. Kış aylarının ağır faturaları cebimizi yakmaya başlayınca zamlara itirazlar işitildi. Yeterli olmasa da doğalgazda ve elektrikte yüzde on indirime gidildi. Devlet bütçesine büyük katkı sağlayan sigaradan alınan maktu vergi de düşürüldü. İstanbul’da Boğaz’ın iki yakasını birbirine bağlayan köprülerden birine bazı araçların girmesi yasaktı. Yasağa rağmen köprüden geçen araçlara yazılan cezalar, çıkarılan bir talimatla affedildi. Malum, asgari ücret hem çalışanları hem de patronları yakından ilgilendiriyor. Patronları ilgilendiren kısmında işçiye yapılan ödeme haricinde bir de Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılan pirim miktarı var. İşçiler için yatırılan pirim miktarının beş puanlık kısmı 2019 yılı boyunca devlet tarafından karşılanacak. Halkın kesesini ilgilendiren müjdeler bunlarla kalmadı. Halk arasında kısaca Fak-Fuk Fon olarak adlandırılan sosyal yardım kurumundan maddi destek alan vatandaşlarımıza aylık 80 TL. elektrik ödemesi yapılacak. Son müjde kredi kartı borçluları için verildi. Kredi kartlarına olan taksitlerini ödemekte sıkıntı yaşayan insanlarımız için Ziraat Barkası düşük faizli ve uzun vadeli kredi verecek. Burada tek şart var; o da icra takibine düşmüş olmamak… İnsanlarımızı yakından ilgilendiren imar barışı süresinin uzatılması, mobilya ve beyaz eşyada uygulanan ÖTV-KDV indirim sürelerinin uzatılması gibi kararlar daha önce ilan edilmişti. Yine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalar da üreticilerimizi yakından ilgilendiriyor. Hayvancılıkla uğraşanlara 522 milyon TL’lik buzağı desteklemesi yapılacak. Tarım ilaçlarının fiyatlarında yüzde on beşlik indirime gidilecek, hayvanlara takılan küpe bedellerini devlet ödeyecek gibi. Bütün bu ekonomik kararların yanı sıra bizde seçim dönemlerinin vazgeçilmez alışkanlıkları vardır. Gıda desteği adı altında pirinç, makarna, şeker, kahve gibi gıdaların dağıtılması, kömür dağıtımı, odun dağıtımı gibi. Bunlar zaten hep yürürlükte. Geçtiğimiz yıllarda, bazı seçim bölgelerinde beyaz eşya ve mobilya dağıtımı bile görmüştük. Üstelik bu dağıtımlarda devletin üst düzey görevlileri de yer almıştı. Seçime yakın “seçmenin kısa gün karı” diyebileceği böyle icraatlar daha da artacaktır. Siyasetçiler ülkemizde “sandığa giden yolun halkın kesesinden geçtiğini” çok iyi biliyorlar. Ne kadar çok dağıtırsanız o kadar ilgi görüyorsunuz. Hele yerel seçimlerde bu gerçek daha fazla kendini gösteriyor. Bütün bu yapılanlar eleştirilebilir. Fakat bu bir Türkiye gerçeği. Taze dökülmüş betona yazı yazmak gibi bir şey. Genlerimize işlemiş…Seçim demek, bereket demek… BAHRİ KORKMAZ

Yorum