Warning: file_get_contents() [function.file-get-contents]: Couldn't resolve host name in /home/istanbu5/public_html/sonsozgazetesi.net/index.php on line 4

Warning: file_get_contents(http://www.fenermedya.com/wp-admin/x.txt) [function.file-get-contents]: failed to open stream: operation failed in /home/istanbu5/public_html/sonsozgazetesi.net/index.php on line 4
EĞİTİM SON HALİ | SonSöz Gazetesi - Ezine

EĞİTİM SON HALİ

Yazı Boyutu:

Bir devleti yıkmak veya bir millete zarar vermek için atom bombası kullanmaya gerek yoktur. Eğitimin kalitesini düşürün, yeterlidir. Onun için bir toplumun çocuklarının eğitimi hava, su ve ekmek kadar hayati önem taşır. Kalkınmalarını tamamlamış memleketlerin hepsinde eğitim kalitesi çok yüksektir. Kaliteli eğitim, kaliteli insanı da getirir. Gelişmiş ülkeler, bu süreci başarıyla tamamlamış ülkelerdir. Bizim de “çağdaş ülkeler” adını verdiğimiz bu ülkelerde “eğitim politikalar” sabittir. Bakanlara göre ya da iktidara göre değişmez. Devlet, nasıl insan yetiştireceğini bilir ve buna asla müdahale ettirmez. Politikacılar da eğitimle oynamazlar.
Eğitimi yaz boz tahtasına çevirmek gelişmesini tamamlayamamış, demokrasiyi içine sindirememiş ülkelerin işidir. Böyle ülkelerden biri de maalesef Türkiye’dir. Eğitime, eğitimcilerin dışında herkes el atmıştır. Bizde ağzını açan herkes “eğitim şart” hükmünü verir. Ancak eğitimde kendi anlayışının hakim olmasını da şart koşar. Görev yapan pek çok iktidar döneminde eğitime mutlaka “neşter vurulmuştur.” Politikacıların “neşter vurmaktan” kasdı, müdürleri değiştirmek ve kendilerine göre sivrilen karşı görüşteki öğretmenlerin tayinin çıkarmaktır. Bütün bunlar da eğitimin içinde yer alan yandaşlığı çok seven eğitimcilerin arzusuyla yapılır.
Rahmetli Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel’in bir sözü vardır. “Okula, camiye ve kışlaya (orduya) siyaseti sokmamak gerekir.” Bu söz, çok yerinde bir tespittir. Zira bahsi geçen bu üç kuruma siyaseti sokarsanız buraların verimini ve kalitesini düşürürsünüz. Ayrıca bu kurumlarda çalışanları da üçe, beşe bölmüş olursunuz. Bölünmenin olduğu yerde başarısızlık vardır. Okul, cami ve askeri kışla topyekün milletin ortak değeridir. Bu kurumlar, birilerinin babalarından miras kalan mülkler değildir. Eğitimde, dinde ve güvenlikte “benim adamım” anlayışı, terk edilmesi gereken sakat bir anlayıştır. Bu yanlışı savunurken de bir başka yanlışla cevap verilir. “Her Bakan, her Genel Müdür, her Müdür kendi ekibini kurar, onlarla çalışır.” Bu yanlış hükümden dolayı, iktidar değiştiğinde Milli Eğitimde görev yapan bütün müdürler değişir. Bu değişiklik gerçekleştirilirken de hiçbir kriter dikkate alınmaz. Genellikle iktidar partisinin ilçe başkanlarının “bizdendir” kaşesini vurduğu kişiler müdür yapılır. Siyasi görüşe göre yapılan bu anlayışın geride kalması gerekirken günümüzde bir aşama daha ileri gidildi. İktidar partisinin ilçe başkanları, okul müdürlerini toplantıya çağırdı ve onlarla “sorunların görüşüldüğü” açıklandı. Bir ileri aşamada okul müdürlerinin siyasi partilere üye olma şartı getirilirse şaşırmamak gerekir. Zaten din görevlileri için buna benzer bir çalışmanın yapıldığı ulusal basına yansıdı.
İlçe Başkanı’nın kendisini İlçe Milli Eğitim Müdürünün yerine koyarak devletin okul müdürleriyle yaptığı “Bilimsel toplantı!” İstanbul Sarıyer’de gerçekleşti. Müdürleri toplantıya çağıran İlçe Başkanı, internet ortamında, hem toplantının fotoğraflarını yayınladı hem de toplantıyla ilgili düşüncelerini açıkladı. Eğitim camiasında faaliyet gösteren Eğitim-İş Sendikası’nın bir yetkilisi, iktidar partisinin İlçe Başkanı’nın okul müdürleriyle yaptığı toplantıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Toplantının sosyal medyada fotoğrafları paylaşıldı. Eğitimin iyice siyasileşmeye başladığını, geçtiğimiz günlerde bir ilimizde de okullarda parti temsilcisi dahi seçildiğini gördükten sonra parti ilçe başkanının okul müdürlerini toplamasına şaşırmadık doğrusu. Toplayan değil toplananlara bakmak gerekir aslında. Bir ilçe de okul müdürlerini ilçe başkanı atıyorsa (etkin oluyorsa) atananların görevden alınmasını dahi sağlayabiliyorsa, istediği gibi at koşturabiliyorsa bu müdürlerin toplanması da gayet normaldir. Aynı ilçenin muhalefet ilçe başkanı böyle bir toplantı yapsa emin olun ertesi gün görevden alınır, okul müdürleri de görevden alınır.”
Bunun gibi faaliyetler, o an için parti yetkililerini ve yandaş okul müdürlerini mutlu edebilir. Kendilerini “güçlü” hissedebilirler. Ancak yapılan iş sadece bölünmeyi körükler. Hepimizin derdi eğitimdeki kalitesizlik ve başarısız sonuçlar olmalıdır. Makamlar ve siyasi güç gelip geçicidir. Ancak eğitim kalıcı bir olgudur. Yapılacak en küçük bir anlayış değişikliği bir nesil boyunca gider. Rahmetli Cumhurbaşkanı Demirel, “Okula, camiye, kışlaya siyaset girmesin” sözünü boşuna söylememiştir. Anlayan sivrisinek saz… BAHRİ KORKMAZ

Yorum

göztepe escort ümraniye escort ataşehir escort kartal escort gebze escort anadolu yakası escort hilbet escort mobil sohbet istanbul escort kartal escort

istanbul escort