CUMHURİYET NEDİR?

Yazı Boyutu:

Türkiye’de hangi değerin ne zaman baştacı olacağı, ne zaman ayaklar altına alınacağı belli olmuyor. Aynı durum insanlar için de geçerli. Siyasette, sanatta, sporda, bilimde çok başarılı olup toplumun büyük çoğunluğunun takdirini kazanan pek çok insan şartlar değişince yerden yere vurulan insanlar haline geliyorlar. Sık karşılaşılan bu durumun yüzlerce örneği mevcut. Halbuki hem toplumsal değerler hem de başarılı insanlar kolayca elde edilmiyor. Bu gerçek ortadayken değerlerimizi bozuk para gibi kolayca harcamada üstümüze yok.
Malum; Osmanlı Devleti sömürgeci devletlerin ve içerideki işbirlikçilerin ortak gayretleri ile yıkılmıştır. Parçalanan Osmanlı’nın yerine Anadolu’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. 95 yıl önce kurulan Cumhuriyet idaresi ile büyük Türk Milleti yeniden ayağa kalkmıştır. Cumhuriyet, Türk Milleti için yeniden hayata dönüş demektir. Cumhuriyet, özgürlük ve çağdaşlaşma demektir. Cumhuriyet, bilim ve fen demektir. Cumhuriyet, kadınların haklarını kazanmaları demektir. Cumhuriyet, cehaletten kurtulup aydınlığa doğru koşmak demektir. Anadolu insanına pek çok güzelliği kazandıran ve insan gibi yaşama şartlarını sunan Cumhuriyet ortak değerimizdir. Ancak her fırsatta bu ortak değerimize saldırılması çok şaşırtıcıdır. Cumhuriyete kin ve öfke besleyenlerin arzuladığı şartlar hangi ülkede varsa oraya gitmelerinin önünü açmak gerekir. Hayranlık duydukları yönetim sistemi nerede varsa oraya göç etsinler. Bu gibi kafaları zorla Türkiye’de tutan yok.
Türk Milleti için hava kadar, su kadar, toprak kadar değerli olan Cumhuriyetimizin yanı sıra aynı şemsiyenin altında olan başka değerlerimiz de yıpratılmaya çalışılmaktadır. Cumhuriyet ilan edildikten sonraki ilk yıllar, millet olma yolunda adımların atıldığı yıllardır. Anadolu’da yaşayan insanlarımızı aynı ideal etrafında toplamak için çok mücadele edilmiştir. Bu mücadele hem içeride hem de dışarıda yapılarak başarıya ulaşılmıştır. Tarımda, ticarette, eğitimde, sağlıkta yeni adımlar atılarak fakirlik içinde yüzen Anadolu insanı ayağa kaldırılmaya çalışılmıştır. Büyük Atatürk, Cumhuriyet idaresinin ilk Başbakanı olarak düşündüğü İnönü’ye yazdığı mektupta 1923′ün şartlarını şöyle dile getirmektedir. “Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Bize geri kalmış, borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı. Dört mevsim kullanılabilir karayolumuz yok denecek kadar az. 4 bin kilometre kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini, güneyine; batısını, doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda. Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olana bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de insanlıkla da bağdaşmaz. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayımız 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Bit, ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı yüzde altmışı geçiyor. Nüfusun yüzde sekseni kırsal bölgede yaşıyor. Telefon, motor, makine yok. Sanayi yok. Elektrik yalnız İstanbul’un ve İzmir’in bazı semtlerinde var. ”
Cumhuriyet, şartları çok olumsuz olan genç devletin kalkınması için ilan edilmiştir. Cumhuriyeti beğenmeyenler ve Cumhuriyete saldıranlar, önce o günün şartlarını çok iyi bilmeliler. Cumhuriyetle beraber ortaya çıkarılan “çağdaş olma, hür olma, insan olma” gayretlerini çok iyi görmeliler. Cumhuriyetin getirdiklerine saldırmak ve onları yok etmeye çalışmak hiç kimseye fayda getirmez. Değerler yıprandıkça sadece ve sadece sömürgeci devletler memnun olurlar. Sistemi, yaralanmış ve hırpalanmış bir devlet her zaman olduğu gibi sadece Türkiye düşmanlarını memnun eder. Cumhuriyetle bir ortaya çıkan ve halkımızın benimsediği İstiklal Marşımız, Onuncu Yıl Marşımız, Andımız, Milli Bayramlarımız bizim milletimize aittir. Bu değerler var olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti payidar olacaktır. Cumhuriyeti eleştirenler, eleştiriye ayırdıkları zamanı ülkeye hizmet için kullansalar Türkiye, çağdaş uygarlık hedefine daha çabuk varır. Kem gözlere ve kem sözlere inat yaşasın Cumhuriyet… BAHRİ KORKMAZ

Yorum