AKLA ZARAR SINAV

Yazı Boyutu:
AKLA ZARAR SINAV

         Mevsim kış…Mevsimin getirdiği ağır şartlar vatandaşın üstüne iyice çökmüş. Çarşı-pazarda satılan pek çok ürün ateş pahası. Ona zam, buna zam. İnsanlar bezgin ve sıkıntılı. Bazılarına göre her şey tıkırında, ortalık toz pembe. Hele sırtını devlet rantına dayayanlar için pahalılık filan yok. Pahalılık var diyenler, bunu kasıtlı olarak çıkarıyorlar. Maksatları devletin itibarını sarsmak, hükümeti devirmeye teşebbüs etmek..! Piyasa böyle; ya Güneydoğu’ya ne demeli? Güneydoğu’dan basına yansıyan görüntülerle Suriye’deki, Irak’taki iç çatışma görüntüleri aynı. Yıkılmış binalar, viraneye dönmüş işyerleri, hendeklerle dolu caddeler, duvar arkalarından korku dolu gözlerle bakan çocuklar ve ellerindeki odun parçalarına beyaz çaputlar bağlayıp sokağa çıkan insanlar… Vatandaş kime kul olacağını şaşırmış durumda…Bölücü örgütün baskısı ayrı, onların uzantısı olan sivil grupların baskısı ayrı…Okullar, işyerleri kapalı. Öğretmenler aylardır görev yapamıyor. Hastanelere bile patlayıcı atılıyor. Çatışmalarda yaralananları almak için giden ambulanslar bile bölücüler tarafından silahla taranıyor. Pek çok belediyenin iş makineleri, bölücü örgütün hizmetine girmiş, hendek kazıyor. Devletten maaş olan yüzlerce memur, aynı şekilde bölücülerin destekçisi. İşin üzücü ve şaşırtıcı yanı, şehirlerde tüneller kazılırken, barikatlar yapılırken orayı idare edenler neredeydi? Her gün üstünden geçtikleri caddelerin kazılmasını hiç görmediler mi? Gördülerse neden müdahale etmediler? Kendilerine “müdahale etmeyin, yapsınlar” denildiyse bugün neden bunları açıklamıyorlar? Memleket topraklarının önemli bir bölümünde devlet otoritesi zayıflamışsa bunun sorumluları niçin ortaya çıkarılmıyor? Bu olağanüstü durum daha ne kadar sürecek? Hani yönetimde istikrar sürerse anneler ağlamayacaktı? Anneler, değil ülkenin her bölgesi için için ağlıyor. İnsanlar bu kötü tabloyu görmemek için haber bülteni izlemiyorlar. Güneydoğu’daki pek çok ilçe alev alev yanıyor.

Memleket bu halde iken Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü; 300 antrenör, 650 spor uzmanı olmak üzere toplam 950 kişiyi sözleşmeli olarak işe almaya karar veriyor. Bu konuda duyuru da yapılıyor. Duyurudaki şartları tutan Beden Eğitimi ve Spor Bölümü mezunları devletin bu önemli teşkilatında görev almak için müracaat ediyorlar. “Hatırlı amcası, dayısı ve etki alanı geniş siyasi ağabeyleri” olanlar mülakat sınavına avantajlı olarak giriyorlar. Mülakat, 18 Kasım 2015 tarihinde başlıyor. Devlette çalışmaya aday olanlar gruplar halinde “çok kıymetli imtihan komisyonun” huzuruna çıkıyorlar. Türkiye’de “hak, hukuk, adalet” olduğuna inanan sözleşmeli personel adaylarının pek çoğu mülakat komisyonunun soruları karşısında şaşırıyorlar. Hangi sınava girdiklerini düşünmeye başlıyorlar. İşte Türkiye’nin Spor Teşkilatında çalışmak isteyen spor uzmanı ve antrenör adayı gençlere sorulan soruların bazıları…*Hangi tarikata üyesin? *Binaenaleyh ne demektir? *Peygamberimiz Miraç’a çıkarken yanında hangi hayvan vardı? *Camide imamın namaz kıldırdığı yere ne ad verilir? *Akşam namazı kaç rekattır? *Kuş gribi Türkiye’de önce nerede başlamıştır? *Peygamberimizin süt annesinin adı nedir? *Mevlana’nın çaldığı müzik aletinin adı nedir? *TRT’de yayınlanan 7 Güzel Adam dizisindeki Kahramanmaraşlı 7 şairin adları nelerdir? *Peygamberimizin 3. çocuğunun adı nedir? *Rabia, cibilliyet, alamet ne demektir?

Memleketin çarşısında, pazarında pahalılık ateşi yanarken, ülkemizin bir bölümünde devlete isyan provaları yapılırken, halkın büyük kısmı borç batağı içinde debelenirken spor dallarında görev yapacak personele böyle sorular soran “bu kıymetli komisyon üyelerini” kutlamak lazım. Demek ki, bunların her şeyi denk. Vatandaşla dalga geçecek yer arıyorlar. Sporla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu sorular, artık devlette işe girmek için liyakatın ve uzmanlığın bir anlamı olmadığını gösteriyor. Bu tür sınavlar torpil ve iltimas esasına göre yapılıyor. Kim daha fazla yandaş ise o başarılı sayılıyor. Nitekim açıklanan mülakat sonuçlarına göre memur sınavında 85 puan alan bir aday “bu akla zarar mülakatta” elenirken, sorulan sorulara istenen cevapları veren ve memur sınav puanı 61 olan aday mülakatı kazanıyor.

Bu ülkede insan olmak ve el etek öpmeden onuruyla yaşamak çok zor… BAHRİ KORKMAZ

Yorum