reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

BU KAFAYLA İŞİMİZ ZOR…

BU KAFAYLA İŞİMİZ ZOR…
188 views
08 Nisan 2021 - 13:29

                21. yüzyılın en büyük salgını olan corona virüs, dünyanın dört bir köşesindeki bütün ülkeleri sallıyor. Çok bulaşıcı ve öldürücü olan corona virüsün ulaşmadığı köşe bucak yok. Bir yılı aşan süre zarfında yapılan bütün mücadeleye rağmen virüsten hasta olanların ve hayatını kaybedenlerin sayısı azalmak bilmiyor. Bir ülkede kontrol altına alınsa bir başka ülkede yeni vak’a ve ölüm sayıları tırmanıyor. Sosyal hayattaki kısıtlamaların ve yasaklamaların ardı arkası kesilmiyor. Türkiye, bütün bu sürecin dışında değil. Virüsün en fazla can aldığı Avrupa devletleri ile ekonomik, turistik, sportif ve kültürel ilişkilerimiz devam ettiğine göre onlar da sıkıntı varsa bizde de var demektir. Bu nedenle de covid-19’a karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor. Yüzlerce sağlık çalışanı başta olmak üzere çok sayıda yetişmiş insanımız virüsten dolayı canını kaybederken hiçbir tedbir almadan yaşamaya devam edenler ve de virüsü hafife alanlar maalesef çok fazla… Doktorların ve idarecilerin maske, mesafe ve hijyen uyarılarını dikkate almadan salgın öncesindeki gibi rahat olanlar var. Onların bu vurdumduymaz ve umursamaz tavırları hepimizin sağlığını ve geleceğini tehlikeye sokuyor.

Samsun’daki bir mahallede corona virüs vak’alarının gizlendiği bilgisini alan filyasyon ekipleri bir cenazeye ve taziyeye katılan 150 civarındaki vatandaşımıza test uyguladı. Yapılan corona virüs testlerinin yarısının pozitif çıktığı belirlendi. Corona virüse yakalananların kendilerini gizleyip sosyal hayatın içinde yer almaları ise ayrı bir sorun haline geldi. Virüsle mücadele etmek için en önemli şartın yakın temastan kaçınılması gerektiği bir yıldır anlatılıyor. Buna rağmen kalabalık cenaze namazlarına katılmak, taziye evine gitmek, evlerdeki nişan törenlerine katılmak, konuk çağırıp Mevlid-i Şerif okutmak, mantı günü, altın günü gibi alışkanlıklara devam etmek gibi faaliyetlere katılmakta ısrar edenler maalesef hem kendi hayatlarını hem de etraflarında yaşayanların hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Son olarak İsmail Hazar isimli bir türkücünün, gittiği bir Mevlid-i Şerif merasiminde covid-19’a yakalandığı açıklandı. Nefes almakta güçlük çeken sanatçının tedavisinin devam ettiği de basına yansıdı. Trabzon’un bir İlçesinde rahatsız olmasına rağmen kendini toplumdan izole etmeyen ve spor salonuna devam eden bir kişinin temas ettiği 45 vatandaşımızın corona virüs testi pozitif çıktı. Yine Samsun’da corona virüse yakalandığı kendisine söylenen ve karantinada olması gereken bir şahsın parkta oturduğu tespit edildi. Kayseri İl Sağlık Müdürü tarafından yapılan açıklamada ise filyasyon ekiplerinin iki dikkat çeken olayı belirledikleri ifade edildi. Buna göre; mantı yapmak için bir araya gelen kadınlardan 14’ünde ve de dünürlerin yemeğinde bir araya gelenlerin 8’inde pozitif vak’a tespit edildi. İl Sağlık Müdürü’nün bu vak’aları belirlemesinin özeti de şöyle: “Filyasyon ekibimiz apartmanda bir daireye gittiklerinde yan dairede çok fazla ayakkabı olduğunu görmüşler. Kapıyı çaldıklarında gün yapıldığını, içeriden 6 ailenin çıktığını görmüşler. Aynı gün yine başka bir ekipte bulunan arkadaşlarımız, taziye evini görüyorlar. Taziye evine gittiklerinde aynı ortamda bulunan 110’dan fazla kişi saymışlar. Bunların dışında bir de apartmanın birinin bodrum katında kadınlar mantı yapmak için bir araya gelmişler. Yine bir başka yerde dünürler bir araya gelmiş, yemek yemişler.” Bir başka ilimizde ise corona virüs dolayısıyla karantinada olması gereken bazı şahısların evlerinden çıkarak resmi dairelerdeki işlerini takip etmek istedikleri belirlendi. Bu şahısların da hükümet konaklarının girişlerinde yapılan HES kodu sorgulamalarında tespit edildikleri belirtildi.  

Çankırı Valisi’nin mevcut durum tespitini yaptığı sözleri ise şöyle: “İlimizde vak’a artışları devam ediyor. 2 ayda aldığımız yolu 2 haftada geri giderek kaybettik. Onun için vatandaşlarımıza tedbir, tedbir, tedbir diyoruz.” Uyarıların hepsi yerinde ve doğru. Pandemi can yakmaya ve can almaya devam ediyor. Aile yakınlarımızı ve çevremizdeki insanları kaybetmemiz için pandemi bilincini edinmemiz gerekiyor. Bir yıllık tecrübelerimiz gösteriyor ki, kapalı yerlerdeki kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız. Yaşanan bütün örnekler bu tespiti doğruluyor. Ancak söylenenlere kulak asmayan ve de pandemi öncesindeki gibi yaşamaya devam eden insanlarımız da az değil. Önce onların yola gelmesi gerekiyor. Türkiye’nin her şeye kulak tıkayıp gözlerini kapatan bu kafalarla işi zor… Bahri KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.