reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

AVUKAT OLMAK, ÜLKEMİZDE AVUKAT KALABİLMEK ÇOK ZOR…

AVUKAT OLMAK, ÜLKEMİZDE AVUKAT KALABİLMEK ÇOK ZOR…
188 views
08 Nisan 2021 - 14:07

                5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Pandemi nedeniyle geçtiğimiz senelere göre sönük geçen günde Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan konuşmasında bir çok konuya değindi.

5 Nisan Avukatlar Gününün, yargı yoluyla hakkına ulaşmaya çalışan herkesin günü olduğunu belirten Şarlan, avukat olmak, hele ki ülkemizde avukat olmak ve avukat kalabilmenin çok zor olduğunu söyledi.

“Halkın Yargıdaki Gücüyüz”

Biz Avukatlar;

çocuğa, kadına, canlılara yapılan şiddetin karşısında duranlarız.

Doğa katliamlarına karşı mücadele edenleriz.

Halkın yargıdaki gücüyüz.

“Engellensek de Vazgeçmeyeceğiz”

Bizler, kamunun vicdanı,

demokrasinin teminatı olan; avukatız.Ve bizler,

Hiç tanımadığımız insanların hakkına ulaşması için,

Ve hakkı yenilenler için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz.

Demokrasi için, güçler ayrılığı için,  Bağımsız, tarafsız yargı için

dün olduğu gibi bugün de, yarın da çalışmaya devam edeceğiz.

Engellensek de, zorluklarla karşılaşsak da, yok sayılmaya çalışılsak da,

Halkın yargıdaki gücüyüz. 

yargının kurucu unsuruyuz.

Hukukun emekçisiyiz.

“HERKES İÇİN ADALET!” diyenler bizleriz.

Ve Adaletin bekçisi olabilmek için daima varız, var olmaya da devam edeceğiz.

Avukatlar mücadeleyi sever, çünkü mücadelenin kendisi, avukatlık mesleğidir.

Avukatlar olduğu sürece, bağımsız ve tarafsız yargının varlığı sürecektir.

Türkiye Cumhuriyeti;  Atatürk İlkelerine, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devletine bağlı kalmaya devam edecektir.

Hakarete uğradık, dövüldük, öldürüldük.

Hep haykırdık;

“Avukat, yargının teminatıdır”,

“Hakim ve savcı nasıl korunuyorsa, avukat da öyle korunmalıdır.” dedik.

“Uygulama ve söylemlerle meslek mensuplarımızı hedef göstermeyin” dedik.

“Gün gelecek sizin de avukata ihtiyacınız olacak” dedik.

Ama daha kötü bir tabloyla karşılaştık. Hakarete uğradık, dövüldük, öldürüldük.

“Artık yeter” diyoruz, “daha ne kadar öleceğiz” diye soruyoruz.

“Davaların Tarafı Değiliz”

Mesleğimizi yaptığımız için kategorize edilmek istemiyoruz.

Davaların tarafı gibi görülüp, saldırıya uğramak, öldürülmek istemiyoruz.

Bilindiği gibi yargının vazgeçilmez unsurları; avukatlar, hâkimler ve savcılardır. 

Dünyanın hangi ülkesinde olursak olalım, bir ülkenin; yargı sisteminin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve savunmaya verdiği değer

 o ülkeyi gerçek hukuk devleti yapar.  Yargılamada savunmaya ne kadar önem verilirse,

yargının bağımsız ve tarafsız kalabilmesi, o kadar mümkün olacaktır.

“Avukatların Sesi Kesilirse,

Toplumun Nefesi Kesilir”

“Yargı Sistemi İçerisinde Avukatlığı Güçlendirmek” demek;

 “Hukuk Devletini Güçlendirmek” demektir. Yargılama içinde avukatlar ne kadar güçlü ise, yargı o derece adil kararlar verecek, bağımsız ve tarafsız kalabilecektir.

Oysa tüm bunlara rağmen;

Davaların tarafı gibi görülüp müvekkilin yerine konulan,

kimi Siyasetçiler tarafından yıpratılmak istenen, yaptıklarımızdan rahatsız olanlarca hedef tahtasına koyulan,  sesleri kısılmaya çalışılan bizleriz.

Angarya noktasına getirilen düşük CMK ücretleriyle çalıştırılan,

Kamu hizmeti yaptığı unutturulmak istenen bizleriz.

Cüppelerimize düğme dikilmeye çalışılan, Genel kurulları yaptırılmayan yine bizleriz.

Oysa unutulmamalıdır ki avukatların sesi kesilirse, toplumun nefesi kesilir.

Çanakkale Barosu,

Yargı Bağımsızlığı Ve

Güçlü Savunma İçin Var

70 yılı aşan mazisi ile Çanakkale Barosu, Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti için, hukukun üstünlüğü için, yargı bağımsızlığı ve güçlü savunma için çalışan bir barodur.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedefe ulaşma adına, açtığı yolda ilerlemeyi görev bilmiştir.

Bu yolda karşılaştığı zorluklara hiçbir zaman boyun eğmemiştir.

Çanakkale Barosu, avukatlarımızın bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, Yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini savunucusudur.

Avukatlık Kanunu’nun Barolara verdiği görev çok net ve açıktır.

“Hukukun üstünlüğünü, insan hak ve özgürlüklerini savunmak ve korumak” baroların görevidir.

Çanakkale Barosu da gerek Çanakkale’de gerekse ülkemizde,

her türlü çevre, insan hakkı ve hukuk ihlallerine karşı taraf olmayı sürdürecektir.

“Avukatlar, Aşıda Öncelikli Meslekler İçinde Olmalıdır”

Sağlık açısından çok zorlu bir süreçten geçiyoruz.

Salgına karşı kendimizi savunmak durumundayız.

Hepimizin geleceği için gerekli tüm hassasiyeti göstererek, tedbirlere uymak zorundayız. Diğer meslek gurupları gibi Avukatlarda hakimler ve savcılar gibi kritik görev yapmaktadır.

Avukatlar; duruşma salonunda, kalemde, icrada, müdürlüklerde,

hatta adliye dışında herkesle daha yoğun bir temasta bulunmaktadır.

Yani daha fazla risk altındadır.

Öte yandan avukatların aşı olması, adliyedeki herkesin sağlığı için gereklidir.

Avukatların aşı planlamalarının hakim ve savcılarla birlikte yapılmalıdır.

“Pandemi Gerekçe Gösterilerek, Genel Kurullarımızı Yapamadık”

Pandemi gerekçe gösterilerek, Genel Kurullarımızı yapamadık.

Maalesef; bu süreçte yasalara ve mevzuata aykırı durumlara şahit olduk.

Yönetmelik ve İdari Kararlar, Avukatlık Kanununun üzerinde görüldü.

Yüksek Seçim Kurulu bu konuda birbiriyle çelişen kararlar verdi. 

AVM’ler açıkken, salonlar ağzına kadar dolu Parti Kongreleri yapılıyorken; Baroların Genel Kurulları yapılamadı, yaptırılmadı.

“Kadın Hakları Mücadelesini

Daha da Güçlendirmeye Kararlıyız”

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili alınan kararı hepimiz biliyoruz.

Çanakkale Barosu olarak kadına yönelik her türlü şiddetin daima karşısındayız.

Kadın hakları mücadelesini daha da güçlendirmeye kararlıyız. 

Kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunu vurgulamaya, kadını birey olarak görmeyen anlayışın karşısında durmaya devam edeceğiz.

Hukuki ve fiili eşitliği sağlama yolunda, Kadın erkek eşitliğini anlatmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.