reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

BARİ GÜLMEKTEN UTAN!…

BARİ GÜLMEKTEN UTAN!…
108 views
24 Mart 2021 - 13:35

Emperyalist (sömürgeci) devletlerin en başta gelen özelliklerinden biri ekonomik, siyasal ve askeri açıdan güçsüz ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmalarıdır. Bir de toplumlar arasında kaşınarak çatışma sebebi olacak hususları yakalayıp bunlardan alabildiğine yararlanmaktır. Emperyalistler, asırlardır bu yöntemi uyguladıktan sonra çok sayıda devletin içini-dışını karıştırıp bol bol da silah satmışlardır. Afrika’da, Asya’da ve son yıllarda da Ortadoğu’da pek çok devletin içinde meydana gelen kan ve gözyaşının sebebi emperyalizmin bu acımasız yöntemidir. Afganistan’da, Mısır’da, Libya’da, Irak’ta, Lübnan’da ve Suriye’de milyonlarca insanın çektikleri acılara hep birlikte şahit oluyoruz. İnsanların huzurunu yok eden, canlarını alan topraklarından göç etmesine neden olan sömürgeci ülkeler bir de barıştan, kardeşlikten ve demokrasiden bahsederek ezdikleri halklarla adeta alay etmektedirler. İç karışıklığın en fazla yaşandığı ülkelerle sınır komşusu olmamız da bizim için ayrı bir talihsizliktir. Çünkü Irak’ta ve Suriye’de yaşanan her olumsuzluk Türkiye’yi doğrudan etkilemektedir. “Toprak bütünlüğünü koruyacağız” yalanıyla başlatılan operasyonlarda Irak’ın ve Suriye’nin kaç parçaya ayrıldığını görüyoruz. Yine bu iki ülkenin parçalanarak  bölgede ayrı devletler kurulmak istendiğini de biliyoruz. ABD, Fransa, Rusya, İngiltere, Almanya gibi devletler de Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen bu projeyi desteklediklerini saklamıyorlar. Hatta bir an önce hayata geçirilmesi için acele ediyorlar. Projenin başındaki bu kan emici devletler, Ortadoğu’daki her ülkenin içinde “maşa” olarak kullanacakları örgütler kurdurup bunlar vasıtasıyla istediklerini yapmaktadırlar. Mesela “Arap Baharı” yalanında kullandıkları gibi… Bizim ülkemizde de  kendi çıkarları için istediklerini yaptırdıkları pek çok maşa örgüt var. Bunların başında da PKK bölücü terör örgütü geliyor. Yukarıda adlarını saydığımız emperyalist güçler tarafından  kurdurulan bu bölücü örgütün, Anadolu insanına yapmadığı kötülük kalmamıştır. Beyni yıkanmış ve kandırılmış insanlardan oluşan bu kanlı örgüt, Türkiye düşmanlarının ve bütün emperyalistlerin kullandığı katiller sürüsüdür. Örgütü yönettiklerini zanneden sözde örgüt elebaşları da birer maşadır. Zira efendilerinin talimatıyla hareket etmektedirler. Bu kukla örgütle Türkiye Cumhuriyeti’nin kahraman güvenlik güçleri 40 yıldır mücadele etmektedir. Bölücü örgütün kökü kazınıncaya kadar mücadele devam edecektir. Kan emici bölücü terör örgüt mensupları; yıllardır sivil vatandaşlarımıza, askerlerimize, polislerimize ve öğretmenlerimize saldırarak efendilerinin talimatlarını yerine getirmişlerdir. Son olarak da Irak’ın Gara bölgesindeki bir mağarada rehin tuttuğu 13 insanımızı şehit etmişlerdir. Ulusal basın organlarına yansıyan bilgilere göre şehit olan 13 yiğidimiz; polislerimizden, askerlerimizden ve istihbarat mensuplarından oluşmaktadır. Kayıplarımız için aziz Türk Milleti’nin acısı büyüktür. Fakat acımızın ardından yaşanan bazı hadiseler de bu ülkenin havasını teneffüs eden, ekmeğini yiyen ve de Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla iftihar eden herkesi üzmüştür.

13 insanımızın şehit edildiği bu acı olaydan sonra televizyon kanallarının pek çoğunda açık oturumlar tertip edilerek olay irdelendi. Bölücü terör örgütü de lanetlendi. Fikir alışverişinin yapıldığı bu programlardan birinde 13 Şehidimiz için ülkemizde ulusal yas ilan edilmesi hususu da gündeme getirildi. Bu konudaki karar mutlaka yürütme (icra) organı olan hükümete aittir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin de bu uygulamaya gönülden katılmasını beklemek normal bir tavırdır. Çok izlenen bir televizyon kanalının tartışma programına, uzun yıllardır siyasi alemin içinde olan bir siyasi partinin genel başkanı da katılmıştı. Yıllardır Çin yanlısı bir tutum sergilemesiyle tanınan bu şahıs, canlı yayında programı idare eden bayanın “Ulusal yas ilan edilmesi fikrine ne diyorsunuz?” sorusuna; “13 kişi öldü diye ulusal yas ilan edilmez” dedi. Ardından da gülmeye başladı. Programı takip eden ve de ertesi gün haberlere konu olan bu tutum, herkesin tepkisini çekti. Oysa Türkiye, Suudi Kralı ölünce bile bir günlük yas ilan etmişti. Halbuki Suudilerin ülkemize dost oldukları hiç görülmemiştir. Bizim çocuklarımız, Milletimizin gönlünde hepsi birer kahramandır. Çünkü onlar 5-6 yıldır rehin tutuldukları bölücü terör örgütüyle mücadele yolunda canlarını vermişlerdir. Vatanın bölünmez bütünlüğü için hizmet etmek her değerden ve her kişiden daha üstündür. Yine 13 Şehidimiz gözyaşlarıyla  toprağa verildikleri günün akşamında bir televizyon kanalında güya futbolu tartışan üç kişinin dans yarışması düzenleyip kahkahalarla gülmeleri de çok çirkindi. Bu densizlere ve “13 kişi öldü diye yas ilan edilmez” diyen tecrübeli siyasetçiye Mehmet Akif Ersoy’un şu iki dizesini hatırlatmak yerinde olacaktır.

“Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan…

Hey sıkılmaz; ağlamazsan, bari gülmekten utan!”        BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.