reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

FELAKETLER YILINDAN KURTULDUK…

FELAKETLER YILINDAN KURTULDUK…
155 views
14 Ocak 2021 - 12:13

Tarihin eski sayfalarında; veba salgını, savaşlar, İspanyol gribi, yıkıcı depremler gibi büyük felaketlerin meydana geldiğini pek çoğumuz biliriz. Bu felaketlerde de milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, günümüze kadar gelen belgelerle ve kanıtlarla sabittir. İçinde bulunduğumuz günlere en yakın olan ölümcül felaketlerin başında İspanyol gribi gelir. Tahminlere göre 50 milyon insanın kırılıp gittiği bu büyük salgını da corona virüs yayılınca öğrendik. Günümüz nesilleri olarak geçmişteki bütün felaketleri hep tarih kitaplarından okuduk. Salgın hastalıklar dışında yakın tarihimizde sel baskını, çığ düşmesi ve deprem gibi tabii afetler dışında milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bir hastalık hali yaşamadık. 2020 yılı bütün toplumlara salgının ne olduğunu gösterdi. 2019 yılının Kasım ayında Çin’de başlayan corona virüs salgını, bir seneyi aşkın süredir dünyaya saldığı korkuyu devam ettiriyor. Bizde salgın, Çin’de ortaya çıkışından 3 ay sonra başladı. 2020 yılının 11 Mart’ında ülkemizde ilk vak’anın görüldüğü Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı. 18 Mart 2020’de de corona virüsten bir kişinin öldüğü kamuoyuna duyuruldu. İlk vak’anın görülmesinden sonra Türkiye’de ilk “kapanmalar ve kısıtlamalar” başladı. İlk, orta ve lise öğrencileri, 2020 yılının Mart ayına kadar evlerine gönderildi. Uzaktan eğitim, seyreltilmiş eğitim, bazılarına yüz yüze eğitim gibi formüllere rağmen okullar hala açılamadı. Zira salgının şiddeti, buna imkanı vermedi.

Ancak 2020 yılının felaketlere gebe olduğu daha Ocak ayından belli idi. Zira Ocak 2020’de Elazığ Sivrice’de meydana gelen depremde 41 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu depremdeki can kayıpları, uygun platformlarda günlerce tartışıldı. Bir canın bile hayatını kaybetmesi çok büyük önem taşırken Türkiye 2020 Kasım’ında ve Aralık ayında her gün 200-250 kişiyi virüsten dolayı toprağa verdi. Elazığ depreminin acılarına corona virüs salgınının can kayıpları eklenirken Türkiye 2020 yılının Şubat ayında bu kez de Van’da meydana gelen çığ felaketi ile çalkalandı. Van’daki iki çığda, felaketzedeleri kurtarmaya giden askerlerimiz de dahil olmak üzere 42 insanımızı, beyaz örtü yuttu ve ölümlerine sebep oldu.

Türkiye’nin Mart ayında tanıştığı corona virüs, ilerleyen aylarda ülkemize iyice yerleşti. Can kayıpları ve yeni vak’alar artınca insanlarımız maske takmak, birbirinden uzak durmak, elleri bol bol yıkamak gibi kavramlarla tanıştı. Yine bugünlerde, işyerleri kapandı. Spor faaliyetlerine ara verildi. Ulaşım sınırlandı. Hafta sonları sokağa çıkma yasakları başladı. Pazaryerlerine girerken pek çok yerde insanların üstüne dezenfektan sıvısı püskürtüldü. Pazaryerindeki esnaf ve müşteri sayısı sınırlandı. İnsanların birbirine sarılmasının, öpüşmesinin, tokalaşmasının sakıncalı olduğu anlatıldı. Caddelerdeki, parklardaki banklar bile toplandı. Bütün bunlar günümüz insanlarının ilk defa karşılaştıkları uygulamalardı. Hatta maske takmak, kalabalık oluşturmamak, caddede sigara içmek, hafta sonları sokağa çıkmak gibi kısıtlamalara uymayanlara milyonlarca liralık cezalar kesildi. Türkiye yaz günlerine “ya sabır” çekerek ve umutla hazırlandı. Haziran geldi. Sıcaklar başlayınca güya vak’a sayıları da azaldı. Kısıtlamalar kaldırıldı. Adına “yeni normal” denilen döneme geçildi. Maske ve fiziki mesafe şartıyla sosyal hayat yeniden başladı. Plajlar, turistik tesisler doldu. Parklar, çay bahçeleri müşterilerini ağırlamaya başladılar. İnsanlar yaz düğünlerinde gönüllerince eğlendiler. Ulaşıma getirilen sınırlamalar kaldırıldı. Virüse karşı alınan tedbirlerdeki esneme, toplum tarafından “gevşeklik” olarak algılanınca virüse yakalananların sayısı tekrar artmaya başladı. Corona virüs ortasındaki “lale devri” çabuk bitti. Ağustos ayında salgın sıkıntıları artmaya başladı. Tam bu sırada Giresun’daki aşırı yağış, dere yatağına yapılan konutları yıktı. Bu sırada 4’ü askerlerimiz olmak üzere toplam 10 kişi hayatını kaybetti. Eylül ayında okulların açılması beklenirken virüse yakalananların sayısı yükselince öğrencilerin bir kısmı, yüz yüze eğitime başlayabildiler. Onların ardından diğer sınıfların da sınıfları doldurması beklenirken Ekim, Kasım aylarında korkulan oldu. Virüsten ölenler ve virüse yakalananlar büyük bir hızla tırmanmaya başladı. Bu arada salgında sadece hasta sayılarını açıklayan Sağlık Bakanlığı, testi pozitif çıkan herkesin sayısını duyurmaya başlayınca olanlar oldu. 5-6 bin aralığında seyreden vak’a sayıları 30-35 binlere çıkınca gevşeyen herkes bir anda irkildi. Kısıtlamalar ve kapanmalar yeniden başladı. Hafta sonları ve yılbaşında evden çıkmak kısıtlandı. Sadece market ve fırın alış verişlerine izin verilmeye başlandı. 2021 yılına kısıtlamalarla girildi. Herkes virüse karşı geliştirilen aşılardan olumlu haber beklemeye koyuldu.

Şimdilik “felaketler yılından” kurtulduk. Yeni bir yıla başladık. Ancak önümüzdeki dönemde her şey olabilir. Allah beterinden saklasın… BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.