reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

FIKRA GİBİ…

FIKRA GİBİ…
120 views
21 Ekim 2020 - 9:04

                Türkiye inanılmaz olayların yaşandığı bir ülkedir. Bu bakımdan hem yazarlar, çizerler ve gazeteciler için hem de siyasetçiler için “verimli” bir ülkedir. Ülkede yaşananlar “yaz yaz” bitmez. Hele bazı olaylar var ki, tabir yerindeyse tam da “şaka gibi ve de fıkra gibi…” “İnşaallah bu yaşananlar son olur” deseniz de kısa süre sonra daha fazla dikkat çeken yeni hadiseler meydana geliyor. Son bir hafta içinde yazılı ve görsel basına yansıyan şaka gibi ya da fıkra gibi diyebileceğimiz çarpıcı olayların bazılarını derledik. İnsan olarak çabuk unutuyoruz ama gene de kulağımıza küpe olur diyerek bu olayların kimilerini ele almakta fayda var.    

Bursa’nın İznik ilçesinde tam fıkra gibi bir olay yaşandı. 12 yıl önce vefat eden vatandaşın 8 yıldır hiç kullanılmayan traktörüne 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve otobandan kaçak geçme cezası geldi. Traktörün sahibinin yakınları Bakanlığa itiraz ettiler. Şimdi Bakanlıktan gelecek cevap bekleniyor. Traktörün ölen sahibinin oğlu, gelen ceza makbuzlarıyla hayatının kabusa dönüştüğünü belirterek bu olayla ilgili olarak yaşadıklarını şöyle anlattı. “Babam Şahin Akın, 12 yıl önce vefat etti. 16 KE 323 plakalı traktör ölen babama aittir. İznik’te oturmamıza rağmen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ve de otobandan iki kere ücret ödemeden plakası verilen traktör ile geçtiğimiz için tarafımıza ceza makbuzları tebliğ edildi. Bu traktörü 7-8 yıldır hiç kullanmıyoruz. Hurda halinde evin bahçesinde duruyor. Daha önce de köprüden kaçak geçme cezası gelmişti. Bir kez daha geldi. Çok şaşkınız…”

Aylardır corona virüs salgını yaşıyoruz. Bu bakımdan hangi alış veriş merkezine ya da büyük mağazaya girmeye kalksak kapıdaki görevli ateşimizi ölçüyor. Yarım mesai ile açtığımız okullarımızda da görevliler, bütün öğrencilerin ateşini ölçmeden okulun içine almıyorlar. Salgının ilk günlerinde de güvenlik güçleri, illerin ve ilçelerin girişlerinde bütün araçları durdurup yolcuların ateşini ölçmüşlerdi. Kısacası ateş ölçmek neredeyse hayatın bir parçası haline gelmişti. Corona virüsle yaptığımız mücadelede günler ve aylar geride kalmışken ateş ölçmenin gereksiz olduğunu ifade eden bir açıklama yapıldı. Açıklamayı yapın ise Prof.Dr.Mehmet Ceyhan… Televizyon kanallarının neredeyse her akşam ekranlara taşıdığı bir isim. Kendisi; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim üyesi ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı… Ateş ölçmekle ilgili olarak yaptığı açıklama ise şöyle: “Bütün mekanlara girişlerde yapılan ateş ölçümleri gereksiz. Bu uygulama düşünülenin aksine risk oluşturuyor. Bakın aslında gereksizliğin en büyük nedeni şu: Bir yere gidiyorsunuz; kapıda sıraya giriyorsunuz. Kapıda yakınlaşıyorsunuz mecburen… Bunun riski daha yüksek. Biz, ateş ölçün diye önermiyoruz. Çok az kişide ateş var, o da corona virüs kaptığı anlamına da gelmiyor. Başka nedenlerle de ateş olabiliyor. Ateşi yükselenleri de gereksiz yere izolasyona alıyorsunuz. Girişlerde ateş kontrolü yapmak hiç doğru değil. Termal kameralarla ölçülebilir bir zararı yok, ama bekleme son derece riskli.” Bu açıklamayı dikkate alırsak bunca zamandır yapılan ateş ölçme işinin boşunaymış… Şaka gibi değil mi?  

22 Ağustos 2020’de;  ATV, A Haber televizyon kanallarının ve Sabah Gazetesi’nin sahibi Kalyon İnşaat, Bursa – Yenişehir Demiryolu Hattı yapım işini 9 milyar 449 milyon lira ihale bedeli karşılığıyla aldı. Ancak geçtiğimiz hafta yayımlanan Resmi Gazetede ise bu firmanın ihale bedeli kadar tutar ile vergiden istisna tutulduğu ortaya çıktı. Verilen ihalenin bedeli ile istisna tutulan vergi miktarının aynı olması doğal olarak dikkatleri çekti. Böylece Kalyon İnşaat’ın hem 21/B usulüyle kapalı bir ihaleye davet edilip milyarlık ihaleyi almış, hem de elde ettiği gelirden vergi ödeme yükümlülüğü kaldırılmış oldu. Şaka gibi değil mi? Bize göre “şaka” olmalı. Ancak doğrusunu “büyüklerimiz bilir…”    

Bolu Belediyesi, şehir içindeki kavşaklardaki uygun yerlere Atatürk’ün ve diğer siyasi liderlerin resimlerini yaptırdı. Ancak İldeki Karayolları İdaresi yapılan resimleri boya ile yok etmeye başladı. Geceleri yapılan bu “yok etme” operasyonuna karşı bazı vatandaşlarımız Atatürk resimlerinin silinmemesi için teyakkuza geçip “nöbet tuttu.” Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet idaresinde Atatürk’ün resimlerinin silinmeye kalkılması çok düşündürücü. Kurucusunun nesimlerini bile tahammül edemeyen zihinler sadece bizde vardır… Fıkra gibi… BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.