reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

ŞAŞIRTAN DURUMLAR…

ŞAŞIRTAN DURUMLAR…
42 views
19 Ağustos 2020 - 10:57

Atatürk hazımsızlığı bazılarının genlerine kadar işlemiş. Atatürk’e, fikirlerine, yaptığı yeniliklere ve kurduğu Cumhuriyete sataşmadan işleri iler gitmiyor. Ülkede yaşanan pek çok önemli olaydan sonra Atatürk’ü yıpratmak için çaba harcamak kimilerinin adeta mesleği haline geldi. Son günlerin en çok dillere dolanan konusu Ayasofya… Malum Ayasofya, ülkemizde bulunan en önemli tarihi ve kültürel miraslardan biri. Yakın zamana gelene kadar müze olarak ziyarete açık olmasına rağmen bir bölümünde de ibadet yapılmaktaydı. Alınan bir karar üzerine Ayasofya’nın müze statüsü kaldırıldı. Önündeki müze levhası kaldırıldı. Bundan sonra Ayasofya tamamen ibadete açıldı. Ayasofya’nın bu yeni durumu değerlendirilirken götürüp ucunu Atatürk’e dayandırıp müze yapılmasını eleştirmek akılla, izanla izah edilecek bir durum değildir. Zira Atatürk döneminin şartlarıyla bugünkü durum birbirinden tamamen ayrıdır. Zaten bugün de  Ayasofya ibadete açılmasın diyen kimse yoktur. Üstelik memleketi idare edenlerin her türlü fırsat elindedir. Gerçekler bilindiği halde Ayasofya’yı bile Atatürk dönemine saldırılacak fırsat olarak değerlendirmek isteyenler hemen harekete geçtiler. Bunlardan biri, sosyal medyada yayınladığı mesajında şunları söylüyor: “Ayasofya’nın statüsünün değiştirilip aslına rücu etmesindeki en büyük mutluluk; bu kararın, emperyal dünyaya bir başkaldırı olması değil, onu müze yapanlara bir başkaldırı olmasıdır. Güneş doğuyor, taştan adam eriyor Elhamdulillah.” Buradaki “taştan adam” ifadesiyle Atatürk’ü kasdettiği ileri sürülen fırsatçı vatandaş gelen tepkiler üzerine kıvırarak kendisine iftira atıldığını belirtti ve  muhtemelen şahsına gelen uyarılar üzerine derhal Atatürkçü olmaya karar verip profilini Atatürk fotoğraflarıyla donattı. Daha sonra da mesajını şu şekilde tazeledi: “Sosyal medya hesabımdan yaptığım paylaşımda Ayasofya Camii kararıyla hukuksuz bir işlemin hukuk ile düzeltildiği ifadesinde yer alan “taştan adam”dan kasdım emperyalistler iken bunu Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yormak art niyetli kişilerin çıkarımlarıdır. Ben konjenktürel siyasete inanan biri olarak döneminde Atatürk’ün bütün yaptırım ve dayatmalara karşın gerekeni yaptığına, girişimleriyle Ayasofya’nın Camii olarak kayda geçirildiğine de inanırım. İşgal altındaki İstanbul gibi Ayasofya’nın da Atatürk’ün başkomutanlığında yürütülen bir ulusal kurtuluş mücadelesiyle kurtulduğunu da bilirim.” Görüldüğü gibi bahse konu olan şahıs, muhteşem bir geri dönüşle herkesten fazla Atatürkçü olmuştur.

Haftanın şaşırtan durumlarından biri de Şanlıurfa’da yaşandı. İktidar partisinin Şanlıurfa Gençlik Kolları Başkanı olan genç, bir otel odasında jakuzi keyfi yaptığı anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Çektiği videoda; “Ulan fakirler, beni rahatsız etmeyin, biraz keyif yapayım” sözlerini sarf etti. Sonra da videosunu arkadaşlarına gönderdi. Fakir halkı aşağılayan bu görüntüler bir anda yayılıp tepki görünce bu acemi siyasetçi de istifa etmek zorunda kaldı. Ancak özrü kabahatinden büyük bir tutum içine girmeyi de ihmal etmedi ve videosunu yayınlayan herkes hakkında suç duyurunda bulunacağını açıkladı. “Ne oldum delisi olmak” böyle bir şey herhalde…

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, çalışmalarıyla halkın büyük çoğunluğunun takdir ettiği bir siyasetçi haline geldi. Mansur Yavaş, pek alışık olunmayan yöntemler bulup sorunları çözmektedir. Covid-19 salgının başladığı günlerden bu yana da sıkıntı içindeki kesimlerin sorunlarına çözüm bulmaktadır. Yavaş, aynı zamanda geçmiş dönemde belediye bütçesinin nasıl harcandığını da  verdiği örneklerle anlatmaktadır. Mansur Yavaş, verdiği son örnekte kendi döneminde istifa ettiği söylenen Halk Ekmek Genel Müdürü’nün kendi kendini işten çıkarıp kıdem tazminatı aldığını duyurdu. Akıllara durgunluk veren bu “tazminat alma” operasyonunun ayrıntıları şöyle: Sonradan emekli olan Ankara Halk Ekmek Genel Müdürü, aynı zamanda yönetim kurulu başkanı. Kendini işten atıyor. Yönetim Kurulu Başkanı A, Genel Müdür A’yı işten atıyor. Gazetelere istifa ettim diyor ama bir de kendi kendini attığı için ayrıca kıdem tazminatı alıyor. Fakirin fukaranın ekmeğinden alıyor. Bunların hepsi savcılık kaydında var. Hangi parti toplantılarına ne kadar ücretsiz ekmek gitmiş, hepsi savcılıkta. O da yetmemiş, geriye yönelik olarak sendikayla, herhangi bir işçiyi işten atarsan şu kadar tazminat ödenir diye ayrı bir protokol yapmış.” Bu akıllı bürokrat şu anda Yalova Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürü olarak çalışıyor. Başkan herhalde bu karışık durumu okumuştur. BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.