reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

DOĞRU SÖYLEYENİ…

DOĞRU SÖYLEYENİ…
53 views
19 Ağustos 2020 - 11:17

Halk kültürü dağarcığımızda  bir söz vardır: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar…” Bu tespit, en fazla da siyasi arenada geçerliliği olan bir ifadedir. Siyaset sahnesinde bağlı olduğunuz siyasi parti liderini rahatsız edecek bir açıklama yapamazsınız. Daha doğrusu siyasi anlayışın neresinde olursanız olun “tepeden” izin almadan aklınıza geleni söyleyemezsiniz. Söyledikleriniz toplumun kahir ekseriyetinin onayını alsa da siyasi parti liderinin görüşüne uygun değilse kolayca harcanırsınız. Ne kadar parlak fikirleriniz olursa olsun liderle ters düşmüşseniz o camiada bulunmanız için bir neden kalmamış demektir. Bunun örneklerini defalarca yaşadık. Hatta pek çok siyasi parti, parti lideri ile ters düşen ikinci, üçüncü, dördüncü adamların ihracı sonrasında kurulmuştur. Mevcut iktidar partisinden kopan ve iki yeni parti kuran siyasi liderler de bu duruma son örnektir.

İktidarın ortağı sayılan küçük muhalefet partisinden de böyle görüş ayrılıkları neticesinde kopmalar olmuş ve bu ayrılıktan da yeni bir siyasi parti doğmuştu. İktidarın pek çok konuda kayıtsız-şartsız destekçisi olan bu küçük muhalefet partisinden geçtiğimiz günlerde bir aykırı ses daha çıktı. Bu partinin fındık diyarı olan Ordu şehri Milletvekili, bölgenin altını sayılan fındıkla ilgili bir toplantı ile ilgili olarak icranın başındaki Tarım Bakanı üzerinden iktidarı eleştirdi ve bu eleştirel konuşmasında şunları söyledi: “Tarım Bakanı ne istiyorsun sen bizden? Niye davet etmiyorsun bizi? İktidar partililer, niye çağırmıyorsunuz bizi? Ne yaptık size? Muhalefet mi ettik? Her yerde savunuyoruz, her yerde anlatıyoruz. Cumhur İttifakından başka bir şey söylemiyoruz. Biz her söze başladığımızda Sayın Cumhurbaşkanı diye başlıyoruz. Ama bu arkadaşlar bizi yok sayıyorlar. Her yerde yok sayıyorlar. Belediyelerde, sokakta, siyasette yok sayıyorlar. En son bugün Tarım Bakanı… Biz anlatamıyor muyuz projeleri? Muhalefet mi ettik size?” Ordu kadar Karadeniz’in de sesi, soluğu olan bu Milletvekili yukarıdaki sözlerinden dolayı partisinin disiplin kuruluna sevk edildi. Disiplin kurulunda, durumu “kesin ihraç” talebiyle görüşülecek. Bu olay bize; parti liderini ve etrafındakilere rahatsızlık verecek açıklamalar yapılamayacağını bir kez daha gösterdi. Yani “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü gerçek oldu. Oysa fikir ayrılıklarının çatışmasından zaman zaman hayırlı sonuçların doğabileceği de bir gerçektir.  

Eğitim camiasında da bu söz doğrulayan bir hadise yaşandı. Okulların açık olduğu dönemde Ankara’daki bir lisede kız öğrencinin biri iki kez hamile kalıp düşük yaptı. Bu öğrencinin durumunun ortaya çıkması için çaba sarf eden öğretmen, görevden uzaklaştırıldı. Genç kızın uğradığı cinsel saldırının arkasında kimlerin olduğunun araştırılmasını isteyen öğretmen çok sayıda soruşturma geçirdi. Sonunda da görevden uzaklaştırıldı.   

Türkiye bir yandan kızlarımızın ve kadınlarımızın uğradığı kötü muamelenin boyutlarını tartışırken bir yandan da Fetö terör örgütünün devlet kurumlarında yaptığı tahribatı tartışıyor. Eğitimde, sağlıkta, orduda, spor alanında bu örgüt mensuplarının yıllardır yaptıkları tek tek ortaya dökülüyor. Hele itirafçı olanların söyledikleri tam birer ibret vesikası durumundadır. Bundan kısa süre önce bir televizyon kanalında Fetö’nün siyasi ayağı tartışılırken iktidar partisinin Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı olan genç bir isim öyle laflar etti ki, duyanlar kulaklarına inanamadı. Tam bir itiraf niteliği taşıyan bu konuşmada iktidar partisinin bu genç yetkili ismi şunları söyledi: “Eğer ki iktidar partisi Fetö ile bürokraside geçmişte kol kolaydı diyorsanız… Bunu farklı darbecileri tasfiye etmek için yaptı. Çünkü eski devlet düzeninde atama düzeni şöyleydi: 2002’de ben iktidara gelmişim. Sene 2007-2008… Benim bir müsteşar atamam için bu adamın genel müdür olarak 12 yılı doldurması lazım. Ben sanki kendi kadrolarımla geldim de çok muktedirdim de böyle bir fanteziye mi girdim? Bir tarafta darbeci Kemalist gelenek vardı, bir tarafta FETÖ vardı. Bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldım. Mesele budur.” İtiraf niteliğindeki bu açıklamadan sonra kendisine “Bir çuval inciri berbat ettin” denmiş olacak ki, bu sözlerin sahibi partideki görevinden istifa edip gözden kayboldu. Ancak doğru söylediği için dokuz köyden kovulmadı. Çünkü bu sözleri için kendisi hakkında hala bir işlem yapılmadı. Herhalde olay unutulunca kendisi önemli bir yerin yönetim kurulunda değerlendirilecektir… Burası Türkiye; kimi söyledikleri için azap çeker, kimi de baş tacı edilir…       BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.