reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

COVİD-19 ÖNLEMLERİ VE OKULLARIMIZ….

COVİD-19 ÖNLEMLERİ VE OKULLARIMIZ….
34 views
19 Ağustos 2020 - 10:25

Milli Eğitim Bakanlığı 31 Ağustos’ta okulların telafi eğitimine başlayacağını açıklamıştı. Telafi eğitiminin ardından da Eylül ayında yeni öğretim yılının başlayacağı ifade edildi. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı, yayınladığı COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ kapsamında okullarda alınacak tedbirleri belirledi. Bilimsel Danışma Kurulu’nun kapsamlı bir çalışmasıyla hazırlandığı belli olan bu rehberin okullarla ilgili  bölümünde önemli uyarı ve tavsiyeler var. Bu uyarı ve tavsiyelerin bazıları ve yapılan yorumlar şunlar:

“Okullarda en az 4 metrekareye bir kişi düşecek şekilde personel ve öğrenci planlaması yapılmalı” denmektedir. MEB’in tip projelerine göre sınıflarımız ana okulu/ilkokullarda 48 metre kare, ortaokul/liselerde 56 metrekaredir. Şu halde anaokulu/ilkokullarımızda 12 ve ortaokul/liselerimizde 14 öğrenci olmalıdır. Sınıf mevcutlarının çok kalabalık olduğu şu anki durumda bu nasıl mümkün olacağı da merak konusu.

İkili eğitim önerisi getirenlere de şunu söylemek gerekir. Özellikle nüfusun yoğun olduğu il ve bölgelerde önemli sayıda okulda zaten ikili eğitim yapılmaktadır. Dolayısıyla bu da genel bir çözüm olamayacaktır. Öte yandan diyelim ki, sınıfta sosyal mesafeyi ayarlayabildik; peki koridorlarda, kantinde, tuvaletlerde, servis ve toplu taşıma araçlarında bunu nasıl kontrol edebileceğiz?

“Yurt yatakhanelerinde kalacak öğrenci sayısı yeniden gözden geçirilmeli ve mümkün olan en az öğrenci ile hizmet vermeye devam edilmelidir” denilmektedir. Türkiye’de yurt yatak kapasiteleri mevcut öğrencilere ancak yetmektedir. O halde; ilave yatak kapasitesi nasıl oluşturulacaktır?

Yeni süreçte temizlik konusu daha bir önem kazanmış ve ilave tedbirlere ihtiyaç duyulmuştur. Ancak biliyoruz ki, ülke genelinde okullarımızın ciddi ölçüde yardımcı hizmetli personel eksikliği söz konusudur. Dolayısıyla bu anlamda yürütülecek hizmetlerin, amaçlanan oranda yerine getirilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca bazı okullarımızda İŞKUR marifetiyle çalıştırılan personel bulunmaktadır ki, bu insanlar 1 Ekim tarihi itibariyle göreve başlamaktadırlar. Oysa ki, bu sene 31 Ağustos itibariyle öğrenciler okullarda olacaktır. Dolayısıyla bu personelin 1 Ekim-30 Haziran olarak belirlenmiş olan çalışma sürelerinin de 1 Eylül-30 Haziran olarak düzenlenmesi gerekmektedir.  Aksi takdirde okul idarelerimiz ciddi bir sıkıntıyla başbaşa bırakılmış olacaklardır. Sözün kısası; okulların açılması, üniversitelerimizi de dahil ettiğimizde, eğitim çalışanı ve öğrenci olarak yaklaşık 28 milyonluk bir kitleyi doğrudan ve dolayısıyla tüm toplumu ilgilendiren bir süreçtir. Bu süreçte çok dikkatli adımlar atılması gerekmektedir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.