reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

VİRÜS FIRSATÇILARI…

VİRÜS FIRSATÇILARI…
64 views
06 Temmuz 2020 - 15:25

                Corona virüs salgını ülkemizde ilk kez 11 Mart 2020 tarihinde ortaya çıkmıştı. Bu virüse yakalanan insanlarımızın sayıları her akşam Sağlık Bakanı tarafından açıklanırken Mart ayı boyunca salgının hızla yayıldığını gördük. Önceleri virüsün en fazla etkilediği şehir adı açıklanmadı. Ancak Nisan ayında salgının en çok görüldüğü yerin İstanbul olduğu ifade edildi. Bunun üzerine başta İstanbul olmak üzere 30 büyükşehirde ve Zonguldak’ta, hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Zonguldak, ne alaka denebilir? Malum; Zonguldak’ta kömür ocaklarımızda çalışan veya emekli olan insanlarımızın pek çoğu solunum yollarıyla ilgili sıkıntı yaşamaktaydı. Corona virüsün insan vücuduna girdikten sonraki ilk hedefi akciğerler olduğu için öncelikle Zonguldaklıların bu virüse karşı korunmaları gerekmekteydi.

Başta sokağa çıkma kısıtlaması olmak üzere salgına karşı alınan tedbirler arttıkça toplumun duyduğu korku da arttı. İnsanlarımız, kendileri için gerekli olan gıdaları alıp evlerine çekilme yoluna gittiler. Bu sebeple gıda ürünlerine talep arttı. Market ve pazar alış verişleri, hızlandı. Herkes ucuz-pahalı demeden bulduğu gıda maddelerini bir an önce alıp evin yolunu tutmaya çalıştı. Toplumdaki bu acelecilik ve düşünememe hali fırsatçıları ortaya çıkardı. Meyveler, sebzeler başta olmak üzere tarıma dayalı pek çok ürünün fiyatı gözle görülür şekilde yukarı tırmandı. Etiketler el yakmaya başladı. Ancak “virüs fırsatçıları” her krizde olduğu gibi bu dönemde de ortaya çıktılar. Halk neye hücum ettiyse onun fiyatını arttırmakta bir sakınca görmediler. Fakir fukarayı düşünmediler. İşyerleri kapanan ve günlerdir ticaret yapamayan esnafı hesaba katmadılar. Çünkü bu tip insanların birinci vazifesi kıyamet de kopacak olsa paralarına para katmaktı. Mayıs’ın ilk haftasına geldiğimiz bugünlerde salgını fırsata çevirme taktiği devam ediyor. Bu fırsatçılarına fiyatların niçin fırladığını sorsanız cevap hazır: “Salgın var…”

Devlet hem virüse hem fırsatçılara karşı vatandaşını korumak için tedbirler alırken bazı ekonomik paketleri de devreye sokuyor. Yaptığı maddi desteklerle belirli bir geliri olmayan ya da salgından dolayı işyerleri kapanan esnafa destek olmaya çalışıyor. Bu destek programı çerçevesinde milyonlarca muhtaç insana 1000’er liralık maddi destek yapıldı. “Virüs fırsatçıları” burada da ortaya çıkıp kendilerini gösterdiler. Devletin Kaymakamı 24 tane gayrimenkulü olan bir şahsın da 1000 TL yardım almak için müracaat ettiğini duyurdu. Açgözlülüğü ifşa eden İstanbul/Beşiktaş Kaymakamı Önder Bakan;  “Biliyorum şaka yapıyorsunuz. Ama 1000 TL yardım için müracaatta bulunarak SYDV meşgul etmeyiniz. Kul hakkına girmeyin. Size çıkmaz.” Sözleri ile internet ortamında yaptığı paylaşımla bu yüzsüzlüğü toplumla paylaştı. İstanbul/Beşiktaş’taki bu açgözlülük konuşulurken Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da buna benzer bir açıklama yaptı. Bakan Selçuk’un açıklaması şöyle: “Mercedes, Ferrari, Audi gibi lüks araç sahibi olanlar veya 100 büyükbaş hayvan sahibi olanlar da bu destek programına (1000 TL. nakit deseği) başvuruyorlar.”     

Yapılan bu yüzsüzlükleri ahlaksızlık olarak nitelemek yanlış olmaz. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisini hiç unutmayan bu toplumda böyle densizlerin çıkması son derece üzücü. Keşke dinci ve kinci nesil yetiştirmeye çalışacağımıza önce ahlaklı insanlar yetiştirmeye çalışsaydık.

Corona virüs ile mücadele süreci devam ederken Mayıs güneşiyle ısındığımız bugünlerde şu iki uyarıyı okuyup cebimize koyalım. Corona virüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Alpay Azap, salgına karşı geliştirilen aşıların beklendiği gibi etki edememesi ihtimalinin de bulunduğunu açıkladı ve salgının kitle bağışıklığı ile sona erebileceğini ifade etti. Azap, kitle bağışıklığının yüzde 50 veya 60 oranına çıkması için dünya çapındaki salgının en az 20-24 ay sürebileceğini, bu süre içinde de bireysel önlemlere devam edilmesi gerektiğini belirtti. Yine Prof. Özlem Kurt Azap ise Türkiye’de ölüm ve vak’a sayılarının azalmasına rağmen; Ramazan ayını hatırlatarak “Akrabalarla iftar yapmayı bırakın bir arada çay bile içmeyin” dedi. Hepimiz hem virüs fırsatçılarına hem de virüse fırsat vermemeliyiz. BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.