reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

SEVGİ ÜZERİNE…

SEVGİ ÜZERİNE…
507 views
09 Nisan 2020 - 7:32

                Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü ve Sevgililer Günü adları verilen özel günlerde “sevgi” sözcüğü üzerine sayısız yorumlar yapılır. Konuşmayı bilen herkes sevgi hakkında ne biliyorsa ve de hangi yorumu yapmak istiyorsa fikrini söyler. Hatta bu özel günleri daha da anlamlı hale getirmek için karşılıklı hediyeler alınır, çiçekler takdim edilir. Bütün bunlar insanları birbirine yaklaştıran ve kaynaşmayı sağlayan güzel fiillerdir. Çirkin olan ise söylenenlerin pek çoğunun sadece lafta kalmasıdır. Zira bu özel anlar geçer geçmez insanlar derhal eskiye dönerek sevgiyi unutmaktadırlar. Sözler çabuk unutulduğu için de yıl boyunca kavgalar, didişmeler, darp eylemleri ve hatta cinayetler bitmemektedir. Oysa Zeki Müren’in ünlü şarkısında ifade ettiği gibi “Ömür çiçek kadar narin ve de  bir gün kadar kısadır.”

Bizim toplumumuzun ortak kültüründe sevgiyi ifade eden ve sevmeyi teşvik eden sayısız örnekler vardır. İnsan sevgisi, doğa sevgisi, hayvan sevgisi, ağaç sevgisi pek çok filozofun, şairin ve yazarın ele aldığı konular olmuştur. Sevgi denilince Türk kültüründe ilk akla gelen isimler Yunus Emre ve Mevlana’dır. Bu iki “değerimiz” bütün dünyanın sözleri önünde saygıyla eğildikleri büyüklerimizdir. Sevgi; Yunus’tan ve Mevlana’dan sorulur. İşte örnekleri… “Gözüm seni görmek için / Elim sana ermek için / Bu gün canım yolda kodum / Yarın seni bulmak için.”   “Ben yürürüm yane yane / Aşk boyadı beni kane / Ne deliyem ne divane / Gel gör beni aşk n’eyledi.”   Bu mısralar, Yunus’un sevmek ile ilgili olarak geleceğe miras bıraktığı sözlerden kısa örneklerdir. Yunus Emre, çevremizde bulunan herkesi bilhassa bugünün ifadesiyle garip gurabayı gözetmek gerektiğini anlatırken de hali vakti yerinde olanlara mesaj vermiştir. İşte misalleri… “Bir hastaya vardın ise / Bir içim su verdin ise / Yarın anda karşı gele / Hak şarabın içmiş gibi.” “Bir miskini gördün ise / Bir eskice verdin ise / Yarın anda karşı gele / Hak libasın biçmiş gibi.”

Hoşgörü ve sevgi denilince akla gelen ilk isimlerden olan Mevlana’nın ise sevgi ile ilgili olarak kaleme aldığı sayısız sözden bazıları şunlardır: “Sevgi şifadır. Sevgi güçtür. Sevgi; değişimin mührüdür.” “Ey sevgili! Seni sevmeye bir bahane yeter.” “Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız kuş gibidir. Vah ona.” “Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!” “Ey gözyaşı! Mademki gözümün kapısından çıktın gidiyorsun bari sevgilinin kapısına git de başını onun eşiğine koy.” “Bırakacağın eli hiç tutma, tutacağın eli ise hiç bırakma. Sahte sevgilere gül olmaktansa gerçek sevgilere diken ol. “  

Yine bizim kültürümüzde birbirlerini seven insanların sevgilerini kaybetmemek adına katlandıkları pek çok sıkıntılarla dolu aşk hikayeleri vardır. Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kanber, Leyla ile Mecnun öyküleri efsane aşkları anlatır. Onların sevgi uğruna verdikleri mücadele her asırda yaşayan aşıklara örnek teşkil etmiştir. Sevgi denilince genellikle insanın insana olan gönül bağı akla gelir. Ancak günümüzde doğa sevgisi ve hayvan sevgisi de çok önemli hale gelmiştir. Zira doğadaki bitkilerin yok edilmesi, suların kirlenmesi, göllerin kuruması insanoğlunun çevresine karşı gösterdiği sevgisizliğin ifadesidir. Ancak tahrip edilen ve zarar verilen doğa, aynı zamanda insanın kendi hayatına önem vermediğini göstermektedir. Zira gittikçe zarar gören tabiatın iklimleri değiştirdiğini gayet iyi biliyoruz. İklim değişiklikleri bütün canlılar için felaket anlamına gelmektedir. Hayvanlara verilen zarar da öyle… Kainatta yer alan bütün canlıların aynı zamanda doğal dengenin devamı için bir görevi vardır. Hayvan türlerinden birini yok ettiğinizde onun sakıncaları derhal ortaya çıkmaktadır. Onun için insanoğlu bu güzel dünyanın devamının istiyorsa her canlıyı sevmek zorundadır ve de insan kendi ruhsal yapısını bilmek zorundadır. İlimde, fende, sanatta, edebiyatta bu gerçek genç kuşaklara aşılanmalıdır. Yunus’un dediği gibi “İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Bu nice okumaktır…”

Sevginin gönül yapmak olduğunu anlatan Yunus’un şu sözleriyle yazıma son veriyorum. “Bir kez gönül yıktın ise / Bu kıldığın namaz değil / Yetmiş iki millet dahi / Elin yüzün yumaz değil… BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.