reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

FELAKETLER YILI..

FELAKETLER YILI..
999 views
09 Nisan 2020 - 11:37

                İstenmeyen durumlarda ortaya çıkanlar için kullanılan bir laf vardır; “Bir geldin, pir geldin…”  2020 yılı aynen bu sözdeki gibi oldu. “Bir geldi, pir geldi..” Dünya ve Türkiye felaketler, hastalıklar, yangınlar arasında kavrulup gidiyor. İnsanoğlu çok cephede savaşıyor. Bu kadar ağır yükün altından kalkılması için bütün insanların el birliği ile çalışması gerekiyor. Ocak, Şubat ve Mart aylarında dünyanın başına gelmeyen kalmadı. Mümkün olsaydı da yeni yıl hiç gelmeseydi de biz eski yılı yaşamaya devam etseydik.

Bütün toplumları etkileyen corona virüs salgını önce Çin’in bir kentinde başladı. Salgın, uzaklarda olunca Avrupa ülkeleri bu hadiseye, yeni yılın ilk günlerinde pek aldırış etmediler. Fakat virüs Şubat ve Mart aylarında Avrupa ülkelerini esir alınca herkes tehlikenin farkına vardı. Çağımızın vebası diyebileceğimiz bu hastalıklı tablo İtalya, İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkeleri tamamen etkiledi. İlan edilen sokağa çıkma yasaklarına rağmen virüsün yayılması şu ana kadar durdurulamadı. Özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan insanlar bu salgından en fazla etkilenen kesim olarak öne çıkarıldı. Hani “Bu virüs yaşlanan Avrupa’da ve Amerika’da kasıtlı olarak yayıldı” şeklinde bir senaryo var ya, yaşananları gördükçe insanın inanası geliyor.

Corona virüsün dışında 2020 yılında dünyanın canını yakan başka olumsuzluklar da var. Bunlardan biri Avustralya’da başlayan ve 6 ay süren orman yangınlarıdır. Bu kıtadaki yangınlar uzun süre kontrol altına alınamadığı için 28 insan hayatını kaybetti. Ancak bu yangınlar asıl tahribatı hayvanlar üzerinde yaptı. Hayvan türü olarak çok çeşitli bir yelpazeye sahip olan Avustralya’da milyonlarca canlı yok oldu. Bu ülkenin eski haline dönebilmesi için uzun yıllar gerekiyor. Yine Avustralya’da bir kasabayı yarasalar istila etti. Yarasaları öldürmek yasak olduğu için yerel yöneticiler kasabadaki yüz binlerce yarasayı doğal ortamlarına döndürmek için çaba sarf ettiler.        

İran Devrim Muhafızları’nın Lideri Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, ABD’nin silahlı İHA’ları tarafından Irak’ta öldürüldü. Süleymani’nin cenazesindeki izdihamda 50 kişi hayatını kaybetti. Süleymani’nin öldürülmesi üzerine İran, Irak’taki ABD üslerini füzelerle hedef aldı. Ancak İran füzelerinden biri Tahran Havalimanı’ndan kalkan ve Ukrayna’ya giden Ukrayna Havayolları’na ait bir yolcu uçağını vurdu. Uçakta bulunan yolcu ve mürettebattan oluşan 176 kişiden kurtulan olmadı.      

2020 yılı girer girmez Türkiye’ye de kabus gibi çöktü. Çin’deki corona virüs salgınının bizi de tehdit edeceği konuşulurken deprem gerçeğimiz ortaya çıktı. 24 Ocak akşamı merkez üssü Elazağ’ın Sivrice İlçesi olan 6,8 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bu depremde 37 kişi Elazığ’da, 4 kişi de Malatya’da hayatını kaybetti. Çok sayıda bina da kullanılamaz hale geldi. Ülkemizi üzüntüye boğan bir başka felaket haberi de Van’dan geldi. 5 Şubat tarihinde Van-Bahçesaray yolunda bir minibüs çığ altında kaldı. Minibüsteki 2 kişiyi kurtarmak üzere yola çıkan ekibin üzerine çığ düştü. Bu ikinci çığda ise 41 kişi hayatını kaybetti. Çığla gelen beyaz ölüm konuşulurken bu kez de askerlerimizin bulunduğu İdlib’den şehit haberleri geldi. Düşman güçler, askerlerimizin bulunduğu gözetleme merkezlerinden birine havadan saldırdılar. Bu saldırıda 37 askerimiz hayatını kaybetti. Ölümler, şehit haberleriyle de bitmedi. Pegasus Havayolları’nın bir uçağı, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’na inerken pistten çıktı ve bu kazada üç insanımız hayatını kaybetti.

Bütün bu kötü haberlerden sonra 2020 yılı hızını alamadı. Önüne kattığı dünyayı silindir gibi ezmeye devam ediyor. Corona virüs çok sayıda ülkede, can alıyor. Salgının kaç ölümden sonra duracağı da meçhul… Türkiye’de alınan tedbirlere rağmen hastalık etkisini her gün giderek arttırıyor. Kaygımız büyük…Keşke insanlara bu kadar acı çektiren 2020 yılı geri gitse de şöyle 1970’li yılların başlarından bir yıl geri gelse… Saf, temiz ve güzel günler yaşasak.. Küçükler, büyüklerini düşman gibi görmese. Şımartılan ve şuursuz olarak yetişen gençlik, yaşlılarına zorla maske takıp kafasına kolonya dökmese… BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.