reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

ALERJİ BİTMEMİŞ…

ALERJİ BİTMEMİŞ…
241 views
20 Ekim 2019 - 11:00

Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, on gündür Suriye topraklarındaki ilerleyişini sürdürüyor. Ordumuz bu harekat için aylarca hazırlık yaptı. Diplomatik pek çok hamle denendi. Şartların oluşması üzerine Mehmetçikler Suriye sınırından içeri girerek “temizlik” harekatına başladılar. Türkiye Cumhuriyeti’nin sınır güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak üzere bu harekat için düğmeye basıldı. Basın kuruluşlarına yansıyan haberlere göre Mehmetçiklerimiz önemli bir kayıp vermeden büyük bir kararlılıkla bölücüleri ve dini kullanan terör örgütlerini süpürmeye devam ediyor. Şu ana kadar izlediğimiz kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti şemsiyesi altında yaşayan vatandaşlarımızın büyük kısmı kahraman ordumuzun yanında. “Çatlak ses” çıkarmaya çalışanlar da fazla ilgi görmedikleri için derhal susuyorlar. Çünkü Türkiye, Kıbrıs’ta 1974 Temmuz’unda gerçekleştirdiği “Barış Harekatından” sonra en kapsamlı ve büyük operasyonu imza atıyor. Üstelik karşısında da neredeyse yedi düvel diyebileceğimiz kadar çok sayıda düşman var. Büyük Türk Milleti’nin böyle günlerde belli olan düşmanlarını bilmesi ve unutmaması lazım. Yurt içindeki düşmanlar malum; bölücülere destek veren çevreler ile güya “barış” yanlıları… Bir de Türkiye Cumhuriyetini hasım olarak gören yobazlar. Bunlar zaten Türkiye aleyhindeki her taşın altından kalkarlar. Türk Ordusu’nun operasyonuna karşı çıkan yurt dışındaki devletlere gelince… Avrupa ülkeleri, Arap Birliği, Mısır, Suudi Arabistan,  Birleşik Arap Emirliği, Bahreyn, Irak, Lübnan, Filistin,  İran… Avrupa ülkelerinin böyle bir operasyona karşı çıkmasını normal karşılayabiliriz. Zira bölgede güçlü bir Türkiye olmasını istemediklerini biliyoruz. Asıl dikkati çeken itirazlar Arap ülkelerinden geldi. Ülkemizdeki Arap hayranlarının ve toplumu Araplaştırmaya çalışanların bu tavrı unutmamaları gerekir. “Biz ümmetiz” diyenlerin kulağına küpe olacak günler yaşıyoruz.

Güney sınırımızın ötesine yapılan bu harekatın başlamasına birkaç gün kala Çorum’da dikkat çeken bir hadise yaşandı. Bu hadise, bazı çevrelerin “T.C.” alerjisinin sona ermediğini gösterdi. Binlerce Mehmetçiğin “T.C.” uğruna can vermek üzere yola çıktıkları günlerde “T.C.”’ye yine karşı çıkıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması ve simgesi olan bu iki harften rahatsız olanların başında bölücü örgüt geliyor. Bölücüler haricindeki bazı çevrelerin “T.C.”’den rahatsızlık duymalarını anlamak mümkün değil. Ancak bu çevrelerin Cumhuriyetle beraber getirilen bütün yeniliklere karşı durmaları herhalde bir hastalık. Çorum Belediyesi’ndeki bu karşı duruşu basına yansıdığı kadarıyla özetleyelim. Çorum Belediye Meclisi’nde belediye tabelalarına “T.C.” ibaresinin eklenmesi iktidar partisine mensup meclis üyelerinin oylarıyla reddedildi. Reddedilme hadisesinden sonra iktidar partisine mensup Belediye Başkanı, “Bunun bir gönül meselesi olduğunu ancak zorunlu olmadığını” kaydetti. “T.C.” önergesini veren muhalefet partisine mensup meclis üyesi ise;  “T.C.’den rahatsız olanları herkes biliyor. Kimler terörün yanında, kimler teröristlerle işbirliği içerisinde takdir milletimizin. Hamasi laf kalabalığı ile vatan sevgisi olmaz. FETÖ deyince aldatıldık. “T.C.” deyince “Ne gerek var, gönülden seviyoruz” laflarına milletimiz artık inanmıyor” diyerek tepki gösterdi. Yine muhalefet partisinin verdiği önergede şu görüşlere yer verildi: “Ülkemiz bugünlerde çok çetin bir sınav vermekte. Birlik ve beraberliğin en üst çatı noktası vatan ve bayraktır. Vatanımız söz konusu olduğunda akan sular durur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanımıza sahip çıkmak hepimizin vatandaş olarak borcudur. Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin kısaltması olan “T.C.”’nin belediye tabela ve logolarına eklenmesini teklif ediyoruz.” Bu teklifin reddedilmesi bize şunu gösteriyor ki; T.C., okullarda uzun süre okunan Andımız, Onuncu Yıl Marşı, İzmir Marşı gibi Cumhuriyetle beraber kazandığımız ortak değerlerimiz hala birilerini rahatsız ediyor. Oysa sınırlarımız ötesinde Kahraman Türk Ordusu’nun yürüttüğü harekat, bize ümmet değil millet olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Biz, “ümmet olacağız” desek de Araplar bizi öyle görmüyor ve bizi kendilerine yakın bulmuyorlar. Zira biz, kökleri Orta-Asya’da olan Büyük Türk Milletiyiz. “T.C.”’de büyük Türk Milleti’nin kurduğu son devlettir. Bu bakımdan devletimizi simgeleyen bütün değerlere dört elle sarılmak birinci vazifemizdir.  BAHRİ KORKMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.