reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

İŞSİZLİK…

İŞSİZLİK…
156 views
04 Ekim 2019 - 10:15

                Ülke gündemini yakından takip edenler bilirler. Her genel seçim öncesinde siyasi parti  genel başkanlarının ve de her yerel seçim öncesinde belediye başkan adaylarının vatandaşlarımıza vaatleri vardır. Bu vaatlerin küçük bir kısmı gerçekleşirken önemli bir kısmı da havada kalır. Aradan 4-5 yıl geçtikten sonra tekrar seçim dönemi gelir. Aynı vaatler yine tekrarlanır. İnsanlarımız benzer söylemleri tekrar dinlerler.

3 Kasım 2002 seçimlerini hatırlayalım. O yıllarda Genç Parti diye bir parti kuruldu. Bu partinin konserli, döner-ayran ikramlı mitingleri vardı. Miting meydanlarındaki bu taktik iyi tutmuş, Genç Parti sempatizanlarının sayısı giderek artmıştı. İktidar olduklarında mazotu 1 TL yapacağını ilan eden partinin Genel Başkan’ı, üniversite sınavını da kaldıracağını ifade etmişti. 2002 seçimlerinden bir süre sonra ne Genç Parti kaldı ne de Genel Başkan’ı…Partinin Genel Başkan’ı ailesine açılan davalar sebebiyle Türkiye’yi de terk etti.  Yine çok önemli bir siyasetçimizin köy-kent projesi vardı. Bu projeye göre kentlerde ne varsa köylerde de o imkanlar olacaktı. Proje, 1978-79’da Van ve Bolu’da birer köyde uygulamaya konulmuş daha sonraki yıllarda ise ortadan kalkmıştı. Türk siyasetinin en çarpıcı vaatleri, bir hanım siyasetçi tarafından duyurulmuştu. 1991 seçimleri öncesinde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki görevinden ayrılarak DYP’de Süleyman Demirel’in ekonomi kurmayı olarak siyasete adım atan Çiller’in vaat performansı, ustası Demirel’i aratmadı. DYP-SHP hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olan Tansu Çiller herkese biri ev, biri araba olmak üzere iki anahtar vaat etti. “Her mahallede yüz trilyoner olacak” dedi. Bunu, “her köylüye traktör” sözü takip etti. Demirel’den sonra Başbakanlık koltuğuna oturdu ama verdiği sözleri yerine getirmedi. Yine ünlü siyasetçilerimizin önde gelen isimlerinden biri daha vaatlerinde siyasi rakiplerinden geri kalmadı. Taksim Meydanı’na cami yapma sözü veren bu siyasetçimiz beş bin tank üreteceğiz deyip her ile havaalanı ve hızlı tren vaat etti. Ancak O da vaatlerini yerine getirecek zaman bulamadı. Hele tank vaadini ele alırsak; bırakın binlerce tank yapmayı ülkemizdeki tek tank-palet fabrikasını da Araplara devrettik. Hem de 50 yıllığına… Türk siyasi tarihinin en sert liderlerinden sayılan önemli isim ise 1999 seçimlerinde “Apo’yu idam edeceğiz” vaadinde bulundu. Hatta seçim meydanlarında seçmenin üzerine urgan bile attı. Aradan 20 yıl geçti. Bu keskin siyasetçimiz de “idam edeceğiz” dediği bölücübaşı da yerinde duruyor. Biri Ankara’da diğeri İmralı’da… Siyasi arenamızın en renkli simalarından biri olan Besim Tibuk ise 2002 seçimlerini Liberal Demokrat Parti lideri olarak katıldı. İlginç bir kişiliğe sahip olan Tibuk’un vaadi ise şöyleydi: “İktidara gelirsek; halkımızın kanayan yarası, eşlerin tartışma sebebi, kardeşi kardeşe kırdıran, halkı küfre teşvik eden, ofsayt illetini kaldıracağım ve kale direkleri arasındaki mesafeyi arttıracağım.”

Gelmiş geçmiş ve mevcut bütün siyasetçilerin ortak vaadi ise yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik ve de israf ile mücadele edip bunların belini kırmak olmuştur. Fakat her ne hikmetse bunların hiçbiri hayatımızdan çıkarılamadı. Hatta daha da arttı. Yazılı ve görsel basında  sürekli olarak yolsuzluk hikayeleri yayınlanıyor. Pehlivan tefrikası gibi… Özellikle yerel yönetimlerde yolsuzluk ve israf şaşırtıcı boyutlarda… Siyasetçiler bunların üzerine gideceğine birbirlerini suçluyorlar. Halbuki yolsuzluk yapanın, devletin kaynaklarını israf edenin partisi olmaz. Hele işsizlik sorunu… Azalacağına artıyor. İşsizlik her kötülüğün anasıdır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre, Haziran ayında işsizlik oranı 2,8 puanlık artışla yüzde 13 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre 938 bin kişi artan işsiz sayısı toplamda 4 milyon 253 bin kişiye ulaştı. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 15,3 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,4 puanlık artış ile yüzde 24,8 olurken,15-64 yaş rubunda bu oran 2,9 puanlık artış ile yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. TÜİK, bu rakamları açıklarken işsizlerin başvurduğu İŞKUR da bir değerlendirmede bulundu. İŞKUR’a işsizlik maaşı başvurusu yapanların sayısı, TÜİK’in açıkladığı resmi işsizlik rakamlarını geride bıraktı. TÜİK’e göre 4 milyon 253 bin işsiz var, İŞKUR’da ise rakam 4 milyon 417 bin. İki devlet kurumunun rakamları birbirini tutmuyor. Güya işsizlikle mücadele ediliyor…   BAHRİ KORKMAZ 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.