reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

NEREMİZ DOĞRU Kİ ?

NEREMİZ DOĞRU Kİ ?
600 views
19 Eylül 2019 - 12:01

Atalarımızın tecrübeleriyle sabit, küçük bir hikayemiz vardır. “Deveye sormuşlar, neren eğri?… O da cevap vermiş, nerem doğru ki…” Bizdeki işleyişi gösteren geniş anlamlı bir hikaye… Sanatta, sporda, kültürel hayatta, siyasette, ticarette, eğitimde, sağlıkta sürekli sıkıntı var. Şarkı sözü gibi bir hal… Ne oldu bize böyle? Bu necip millet daima iyiliklere, güzelliklere örnek olmuştur. Kötü kavramlarla bizi yan yana getirmek imkansız iken neden bu kadar erozyona uğradık? “Sözümüz senet” iken kimse kimseye güvenmez ve inanmaz oldu. Toplumdaki erozyon kişilerde olduğu kadar kurumlarda da mevcut. Bitlis’in Tatvan İlçesinde elektrik dağıtım şirketi, elektrik borcu sebebiyle Tatvan Belediyesine ait ilçeye su veren en büyük su deposunun elektriğini kesti. Olaya tepki gösteren Tatvan Belediyesi ise elektrik dağıtım şirketinin hizmet binasını, ruhsatsız yapı olduğu gerekçesiyle mühürledi. Güler misin? Ağlar mısın? Kamu hizmeti veren iki kurumun hali. İlçeye elektrik dağıtım şirketi bina yapmış. Belediyenin bundan haberi yok. Su deposunun elektrikleri kesilince ruhsatsız binayı kullandıklarını hatırlıyorlar.

Bir de hukuktaki yamukluklar var ki düzeltmek imkansız. Daha yakın tarihe kadar devletin adalet sistemine dahil edilen veya sızan, paralel yapıya mensup mahkeme üyelerinin nasıl kararlar aldıklarını henüz unutmadık. Pek çok insan, bu haşhaşi örgüt mensuplarının verdiği kararlar yüzünden aylarca, yıllarca hapis yattılar. Sonra da bütün mağdurlar affedilip serbest bırakıldı. Devletin sırlarının saklandığı kozmik odalara girilip bilgi ve belgelere el kondu. İstihbarat teşkilatının yüzlerce mensubu deşifre olduğu için infaz edildi. Ülkemizin en sevilen sporu olan futbolda pek çok yönetici ve futbolcu şike gerekçesiyle tutuklandı. Onlar da bir süre hapiste kaldıktan sonra şike iddialarının kumpas olduğu anlaşıldı. “Peki yaşanan mağduriyetler ne olacak?” Denilince kimse cevap veremedi. Oysa hukuk kuralları herkese aynı ölçüde uygulanmalıdır. Bütün insanların siyaseten aynı düşünmeleri imkansızdır. Muhalefet eden de iktidarı öven de suçlu ise aynı muameleyi görmelidir. Batılı ülkelerle bizim de dahil olduğumuz doğu kültüründeki memleketler arasındaki en bariz fark hukuk anlayışında yatmaktadır. Maalesef bizim memleketimizde insani ölçü bir türlü yakalanamamıştır. Haksızlıklar arttıkça toplumsal bölünme de her alanda yayılmaktadır.
Biliyorsunuz son olarak Ana Muhalefet Partisinin İstanbul İl Başkanına bundan 5-6 sene önce internet hesabında yazdığı mesajlar yüzünden dava açıldı. İl Başkanını sorgulayan mahkeme kararını verdi ve kendisine 10 yıla yakın hapis cezası verildi. Ceza süresi 10 yıldan az olduğu için kendisi Yargıtay’a değil istinaf mahkemesine itiraz edecek. İstinaf mahkemesinin vereceği kararı da bir süre sonra duyacağız. Devir, iletişim devri olduğu için bu haber anında yayıldı. Olaya dikkat çekmek için “akıl akıldan üstündür” ilkesinden yola çıkan pek çok internet kullanıcısı, aşağıdaki örnekleri paylaşmaya başladı. “Duyduk ki, geçmişte atılan tweet’ler için 9 sene 8 ay hapis cezası veriliyormuş biz de geçmişte PKK ve bölücübaşı lehine tweet atan bazı kişileri ihbar etmek istiyoruz. İşte kişiler ve görüşleri… “Öcalan’ın mesajları bizim de düşüncemiz. -Beşir Atalay(Başbakan eski Yardımcısı)” “Abdullah Öcalan durumu okuma kabiliyetine ve tecrübesine sahip.-Yalçın Akdoğan (Başbakan eski Yardımcısı) “Sayın Öcalan demeyi ve PKK bayrağı açmayı suç olmaktan çıkardık.” -Bülent Arınç (Başbakan eski Yardımcısı) “Öcalan, Ortadoğu’da Türkiye’nin önünü açıyor.”- Yiğit Bulut (Başbakanlık Danışmanı) “Öcalan olmasaydı, şu an çoktan kan gövdeyi götürmüştü. – Cem Küçük (Yazar) “Öcalan’ın çok geniş bir prestij alanı var. Nadir insanlardan biri.”-Etyen Mahçupyan (Başbakanlık eski Danışmanı) “Bebek katili denilen Öcalan bize geleceği gösterdi. -Bengüsu Karaca (Gazeteci) “Öcalan bölgenin durumunu daha sağlıklı yorumluyor.”-Sadullah Ergin (Adalet eski Bakanı)
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Hem de basına yansıyan çok sayıda misal var. Ama bizde doğru tek olmadığı için ve de doğrular, şartlara ve güçlere göre değiştiği için kimileri ceza görürken kimileri ödül alır. Mesela Nagehan Alçı isimli Gazeteci Hanım var. Yıllarca CNN Türk kanalında yine Gazeteci Kadri Gürsel’e karşı paralel yapı denilen cemaati övmüştür. Ama bugün Kadri Gürsel FETÖ’den hapiste, Nagehan Alçı ise Boğaz kenarındaki yalısında yaşıyor. Hadi bakalım cevap verelim; şeytan bunun neresinde?

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.