reklam
reklam

EZİNE SONSÖZ GAZETESİ

TEZATLAR ÜLKESİ

TEZATLAR ÜLKESİ
354 views
17 Eylül 2019 - 9:20

Pop Müzik Sanatçısı Ayten Alpman’ın seslendirdiği “Memleketim” isimli şarkı vardır. Bu şarkı özellikle Kıbrıs çıkartmasının yapıldığı yıllarda çok sevilmiş ve Türk halkının gönlünde yer etmiştir. Hanım Şair Fikret Şeneş tarafından kaleme alınan bu şarkının sözleri pek çoğumuzun bildiği “Havasına, suyuna, taşına, toprağına / Bin can feda bir tek dostuma / Her köşesi cennetim, ezilir yanar içim / Bir başkadır benim memleketim” dizeleriyle başlar. Gerçekten de Türkiye coğrafi konumuyla, iklimiyle, denizleriyle, ırmaklarıyla, insanlarıyla çok farklı bir ülkedir. Şair Fikret Şeneş şarkı sözünde; havasına, suyuna, taşına, toprağına canımız feda olsun diyerek yüreğindeki vatan sevgisini en güzel şekilde anlatmıştır. Şairin bu tespitlerine katılmamak mümkün değildir. Türkiye her türlü övgüyü hak ettiği gibi toprağında yaşanan tezat hadiselerle de dikkati çekmeyi başaran bir ülkedir. Ülkemiz yapılan bütün eleştirilere rağmen bir türlü bu özelliğini kaybetmemiştir.

Sahil bölgelerini gezdiğinizde gördüğünüz lüks yazlıklar, lüks arabalar, turistlerin konaklaması için yapılan oteller ve moteller herkesi şaşırtır. Kendinizi dünyanın en zengin ülkelerinden birinde zannedersiniz. Şehirlere göç edenlerin yaşadığı mahalleleri gezerseniz o zaman da kendinizi bakımsız Afrika ülkelerinde zannedersiniz. Zenginlikle yoksulluk iç içedir. Bir yanda “bir eli yağda, bir eli balda” yaşayanlar, diğer yanda çöp konteynırlarında yiyecek arayan insanlar. Tam birbirine zıt iki tablo.
Topluma hizmet için yola çıktıklarını iddia eden siyasetçilerin özü, sözü bir olmalıdır. Siyasetçi olarak iktidar kadrolarında yer aldıklarında halka hizmet sözü verdilerse etkili görevlerde bulunduklarında bu sözlerini yerine getirmeleri gerekir. Önce kendi çıkarını düşünenler söylediklerinde samimi değillerdir. İşte örnek… Malum yerel seçimler Mart sonunda yapıldı. Yeni dönemin belediye başkanları, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri görevine başladı. Ancak bilhassa yeni başkanlar göreve başladıktan kısa süre sonra bazılarıyla ilgili olarak hizmet yerine olumsuz haberler yayıldı. Fırsat bu fırsat diye düşünen bazı belediye başkanları eşlerini, akrabalarını, çocuklarını göreve getirmeye başladılar. Olay gazeteciler tarafından kamuoyunun gündemine getirilince tepki de başladı. Bunun üzerine kimi yeni başkanlar geri adım attılar. Türkiye’ye has bu durumu anlatmak için “Koyun can derdinde, kasap et derdinde” sözü uygun düşer. Vatandaş sorunlarının çözülmesini beklerken onların kendi aile sorunlarını çözmeye çalışmaları tam tezat hadise.
Yine milyonlarca yurttaş işsizlik ve yoksullukla boğuşurken KİT’lerde, belediyelerde ve belediye şirketlerinde ikişer, üçer maaş alanların ardı arkası kesilmiyor. Yani halkın ödediği vergilerden maaş alanların talanı devam ediyor. Bunlardan bazıları kamuoyu baskısıyla geri adım atarken bazıları utanmadan iki-üç maaş almaya devam ediyorlar. Fırsat bulsalar dördüncü maaşı da alacaklar. Onların anlayışına göre halka hizmet böyle yapılıyor. 600 milletvekilinin görev yaptığı Meclis lokantasındaki fiyatlar da sık sık gündeme geliyor. Zira Meclis lokantasının fiyat listesi ile Türkiye gerçeklerinin hiç alakası yok. Daha yakın tarihe kadar Meclis lokantasında çorba içmenin bedeli 1 TL idi. Oysa vatandaşın elektrik faturasındaki sayaç okuma bedeli 58 TL. Yani tahsilat yapan görevli elindeki okuma aleti ile sayaçtaki numaraları kağıda döküyor, bunun karşılığı olarak da faturaya 58 TL ilave yapılıyor. Elektrik tüketiminiz ne olursa olsun sayaç okuma bedeli 58 TL. Tam bir Türkiye zıtlığı…
Mardin Artuklu Üniversitesinde sözleriyle ve davranışlarıyla zaman zaman gündeme gelen bir rektör görev yapmaktaydı. Rektör denilince akla hemen bilim adamı kavramı gelmesi gerekir. Ancak bu rektör farklı bir üniversite yöneticisi. Akademisyenlere dünyanın kabul ettiği kep yerine sarık giymeyi öneren bir şahsiyetti. Yine kendisi şeriatçı isyan çağrısı da yapmıştı. Bu da yetmedi, “Demokrasi isteyenler kafirdir, eğer tövbe etmezlerse öldürülmelidir” diyerek dikkatleri üzerine çekmişti. Bu özellikleri taşıyan biri sadece Türkiye’de rektör olur. Başka ülkelerde hiçbir işe alınmaz. Bir süredir rektörlük görevini icra eden bu şahıs, nihayet görevden alındı.
Dünyada Hollanda laleler ülkesi olarak bilinir. Finlandiya Zambaklar ülkesi, Brezilya karnavallar ülkesidir. Türkiye ise medeniyetler ülkesi olarak anılır. Fakat Anadolu topraklarında yaşanan garip olaylar memleketimizi tezatlar ülkesi haline getirdi. BAHRİ KORMAZ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.